Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Velayet

By | 23 Mart 2015

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Velayet

Anlaşmalı boşanma protokolü düzenlenirken bazı hususların protokolde bulunması şarttır. Anlaşmalı boşanmak isteyen eşler, boşanma protokolünü düzenlerken bu hususlara dikkat etmemekte, bir anlaşmalı boşanma avukatından yardım almak yerine, protokolü kendileri düzenlemektedir. Hal böyleyken usuli hatalar meydana gelmekte, kişiler zarara uğramaktadırlar.

Anlaşmalı boşanma avukatının tanzim edeceği anlaşmalı boşanma protokolünde muhakkak bulunması gereken hususların başında velayet gelmektedir. Şayet eşlerin müşterek çocukları var ise bu çocuğun velayetinin kimde olacağı anlaşmalı boşanma protokolünde yer almalıdır. Yine anlaşmalı boşanma protokolünde yer alması gereken hususlarda bilgi edinmek istiyorsanız yine İstanbul’da anlaşmalı boşanma avukatı Mehmet Emre Ulusoy’un anlaşmalı boşanma protokolü yazısını okuyabilirsiniz : Anlaşmalı Boşanma Protokolü.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Çocukla Şahsi İlişki Kurulması

Anlaşmalı boşanma protokolü düzenlenirken müşterek çocuğun velayetinin kimde kalacağı muhakkak düzenlenmelidir. Fakat yapılacak düzenleme bununla kalmayacaktır. Nitekim velayeti almayan eşin de müşterek çocukla görüşmesi şahsi ilişki kurması gerekmektedir. Kamu düzeni gereği bu şahsi ilişki tesisi de anlaşmalı boşanma protokolünde mutlaka belirtilmeli ve detaylandırılmalıdır. Aksi halde hakim protokolde gerekli değişikliği gerçekleştirecek ve velayet sahibi olmayan eş ile müşterek çocuk arasında şahsi ilişki tesis edecektir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde velayetin ve şahsi ilişki tesisinin muhakkak olması gerektiğini, aksi halde hakimin protokolde gerekli düzenlemeleri yapacağına dair Yargıtay Kararını sizlere sunmaktayız :

T.C YARGITAY

2.Hukuk Dairesi

Esas: 2013 / 21567 Karar: 2014 / 3915 Karar Tarihi: 26.02.2014

BOŞANMA DAVASI – ANLAŞMALI BOŞANMA – PROTOKOLDE KÜÇÜKLE BABA ARASINDA KURULACAK KİŞİSEL İLİŞKİ KONUSUNDA BİR DÜZENLEME YAPILMADIĞI – HAKİMİN TAKDİR YETKİSİ – KİŞİSEL İLİŞKİ KONUSUNDA TARAFLARDAN DÜZENLEME İSTENMESİ GEREĞİ

ÖZET: Taraflar arasındaki protokolde taraflar müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesini kabul etmişler, ancak küçükle baba arasında kurulacak kişisel ilişki konusunda bir düzenleme yapmamışlar ve konuyu hakimin takdirine bırakmışlardır. Hakim tarafından bu hususta taraflardan kabul ettikleri bir düzenleme istemesi, kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması veya gerekli gördüğü değişikliğin taraflarca kabulü halinde buna uygun kişisel ilişki düzenlemesine gidilmesi gerekir.

(4721 S. K. m. 166)

Dava: Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı tarafından, davacı kocayla müşterek çocuk arasındaki kişisel ilişki tesisi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği düşünüldü:

Karar: 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 166/3. maddesi uyarınca boşanmaya karar verilebilmesi için hakimin taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması gerekir. Hakim tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü halinde boşanmaya hükmolunur. 25.7.2013 tarihli protokolde ve aynı tarihli oturumda taraflar müşterek çocuğun velayetinin davacı anneye verilmesini kabul etmişler, ancak küçükle baba arasında kurulacak kişisel ilişki konusunda bir düzenleme yapmamışlar ve konuyu hakimin takdirine bırakmışlardır. Kişisel ilişki, anlaşmalı boşanmada hakim tarafından re’sen düzenlenmiştir. Hakim tarafından bu hususta taraflardan kabul ettikleri bir düzenleme istemesi, kabul edilen düzenlemeyi uygun bulması veya gerekli gördüğü değişikliğin taraflarca kabulü halinde buna uygun kişisel ilişki düzenlemesine gidilmesi gerekirken, kişisel ilişkiye dair düzenleme konusunda tarafların beyanı alınmaksızın hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.

Sonuç: Temyiz edilen hükmün yukarda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana iadesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğu ile, 26.02.2014 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Anlaşmalı boşanma davasında boşanmanın eki istemler yönünden çekişmenin sürdüğü konusunda değerli çoğunlukla aramızda görüş birliği vardır.

Bir yandan bu çekişmenin sürdüğünü kabul edip diğer yandan anlaşmalı boşanma kararının “boşanma” bölümünün kesinleştiğini kabul etmek çelişki oluşturmaktadır.

Anlaşmalı boşanma davalarında fer’i hükümlerde gerçekleşen temyiz, anlaşmalı boşanma kararının tamamını etkisiz hale getirir.

Temyiz istemini boşanmanın eki istekle sınırlayarak tarafları boşanmış hale getirmek anlaşmalı boşanmanın “anlaşma” kavramıyla bağdaşmaz. Zira boşanmanın eki istemlerin tamamı yönünden henüz bir anlaşma bulunmamaktadır.

Temyiz sınırlamasına katılamıyoruz.

Av. Mehmet Emre ULUSOY

Incoming search terms:

  • anlaşmalı boşanmada çocuğun velayeti
  • anlasmali bosanmada velayet

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir