İşçinin Ücretinin Ödenmemesi

By | 20 Mayıs 2016

İşçinin Ücretinin Ödenmemesi

İşçilerin yaşantısındaki en büyük problemlerden birisi de ücretlerinin ödenmemesidir. Emeğini ve özverisini ortaya koyan işçi bazı durumlarda ücretinin ödenmemesi nedeniyle yasal haklarını dahi arayamamaktadır. Hal böyleyken bir işçi, ücreti ödenmediğinde hangi yasal haklara sahip olacaktır ? İşçinin ücretinin ödenmemesi, işçiye iş sözleşmesini feshetme imkanı verir mi ?

İş Kanunu’nun 32. maddesinde ücret ; ‘bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutardır’ diyerek tanımlanmıştır. İlgili madde devamında da ücretin ne şekilde ve hangi zamanda ödenmesi gerektiğine ilişkin maddeler yer almaktadır.

Ücreti Ödenmeyen İşçinin Hakları Nelerdir ?

İşverenler, ekonomik şartlar vb. nedenler dolayısıyla işçilerin ücretlerini ödememe gibi eylemlerde bulunabilirler. Böyle bir durumda işçilerin bazı yasal hakları söz konusudur. İş Kanunu’nun 24. maddesi işçinin hangi hallerde işçiye haklı nedenle fesih imkanı tanıdığını düzenler. İş Kanunu’nun 24. II/e bendi ise şu şekildedir : ‘İşveren tarafından işçinin ücreti kanun hükümlerine veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmez veya ödenmezse, süresi belirli olsun veya olmasın işçi, iş sözleşmesini sürenin bitiminden önce veya bildirim süresini beklemeksizin feshedebilir.’ Görüldüğü üzere ücreti ödenmeyen işçi, iş sözleşmesini haklı nedenle feshetme imkanı elde eder ve işverene yapacağı bir bildirim ile iş sözleşmesini bu nedene dayalı olarak feshedebilir.

Ücretin Ödenmemesi Halinde Fesih İçin Ne Kadar Beklenmelidir ?

Her ne kadar ücretin ödenmemesi nedeniyle işçiye, iş sözleşmesini fesih imkanı doğar demiş olsak da bu durumun da bazı kuralları vardır. Nitekim her ayın belirli bir gününde ücreti ödenen işçi, ücretinin birkaç gün gecikmesi nedeniyle iş sözleşmesini feshetme imkanı elde etmez. Peki bu husus uygulamada nasıl değerlendirilmelidir ?

İş Kanunu ücretin geç ödenmesi hususunda da bazı düzenlemeler yapmıştır. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 34. maddesi ücretin gününde ödenmemesi halini düzenlemiştir. Bu maddeye göre ; ‘ücreti ödeme gününden itibaren yirmi gün içinde mücbir bir neden dışında ödenmeyen işçi, iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınabilir. Bu nedenle kişisel kararlarına dayanarak iş görme borcunu yerine getirmemeleri sayısal olarak toplu bir nitelik kazansa dahi grev olarak nitelendirilemez. Gününde ödenmeyen ücretler için mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı uygulanır. Bu işçilerin bu nedenle iş akitleri çalışmadıkları için feshedilemez ve yerine yeni işçi alınamaz, bu işler başkalarına yaptırılamaz.’ denilmiştir. Görüldüğü üzere yasa koyucu, işverenin ücret ödemesini en geç 20 gün içerisinde yapması gerektiğini belirtmiştir. 20 günlük süre içerisinde ödeme yapılmamış ise işçi derhal fesih hakkını kullanabilecektir.

İş Kanunu, derhal fesih hakkının kullanılması hususunda da düzenleme yapmıştır. İş Kanunu’nun 26. maddesine göre işçi, derhal fesih hakkını 6 gün içerisinde kullanmak zorundadır. Hal böyleyken, 20 gün içerisinde ücreti ödenmeyen işçi, takip eden 6 gün içerisinde iş sözleşmesini feshetmek için gerekli bildirimi işverene yapmalıdır.

Hangi Ücretlerin Ödenmemesi İş Sözleşmesini Feshetme İmkanı Verir ?

İşçiye herhangi bir ücretinin ödenmemesi, işçiye iş sözleşmesini feshetme imkanı verir. Nitekim işçinin hafta tatili ücretinin ödenmemesi, resmi tatil ücretinin ödenmemesi, aylık ücretinin ödenmemesi, ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenmemesi vb. ücretlerinin ödenmemesi işçiye iş sözleşmesini feshetme imkanı verir.

Ücretin Ödenmemesi Nedeniyle İş Sözleşmesinin Feshinde İhbar Süresi 

Bir işçi, ücretinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini fesheder ve derhal fesih hakkını kullanırsa ihbar süresinde çalışmasına gerek kalmayacaktır. Gerçekten de İş Kanunu’nun 24. maddesine dayanarak yapılan fesihlerde ihbar süresi beklenmeksizin işçinin görevi sona erecektir.

Bir işçinin ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş sözleşmesini feshetmesi ve buna bağlı olarak alacaklarını tahsil etmesini içerir Yargıtay Kararın sizle paylaşmak isteriz :

T.C YARGITAY

9.Hukuk Dairesi

Esas: 2014 / 34313

Karar: 2016 / 6147

Karar Tarihi: 15.03.2016

İŞÇİ ALACAKLARI DAVASI – DAVACININ EKONOMİK NEDENLERDEN DOLAYI İŞ SÖZLEŞMESİNİ FESHETTİĞİNİ AÇIKLADIĞI – DAVACININ ALACAKLARININ ÖDENMEDİĞİNİN SABİT OLDUĞU – DAVACININ PRİMLERİNİN GERÇEK ÜCRET ÜZERİNDEN YATIRILMADIĞI – FESHİN HAKLI NEDENE DAYANDIĞI

ÖZET: Somut uyuşmazlıkta, davacı açıkça ekonomik nedenlerden dolayı iş sözleşmesini feshettiğini açıklamıştır. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediği sabit olduğu gibi, bu alacağın kabul edildiği ücrete göre davacının…primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığı da sabittir. Genel tatil ücretinin ödenmemesi, primlerin eksik yatırılması geniş anlamda ekonomik nedendir. Bu nedenlerle davacının iş sözleşmesini feshetmesi yasa maddesi uyarınca haklı nedene dayandığından kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken hatalı gerekçeyle reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

(4857 S. K. m. 24) (5521 S. K. m. 5)

Dava: Davacı, kıdem tazminatı ile dini ve milli bayram ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, 06/01/2007 tarihinde şoför olarak çalışmaya başladığını, iş akdini haklı nedenle feshettiğini, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ile dini ve milli bayram ücreti, fazla çalışma ücreti alacağını talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı, davacının 08/03/2011 tarihli dilekçesi ile istifa ettiğini, herhangi bir işçilik alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, feshin davacı tarafından 08/03/2011 tarihli fesih bildirimi ile gerçekleştirildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı, davacı her ne kadar istifa dilekçesi vermiş ise de, dosyada İş Kanunu 24. madde koşullarının oluşmadığı tüm dosya kapsamı ile sabit olduğu gerekçesiyle davacının davalı aleyhine açmış olduğu kıdem tazminatı alacağı ve fazla mesai ücret alacağı talebinin reddine, dini ve milli bayram alacak talebinin kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Davalı temyizi yönünden yapılan incelemede;

5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 5 inci maddesine göre iş mahkemesinden verilen kararlar tefhim ve tebliğ tarihinden itibaren 8 gün içinde temyiz olunabilir. Bu süre içinde temyiz dilekçesinin hakime havale edildikten sonra temyiz defterine kaydının yaptırılması ve harcının yatırılması gerekir. 6100 Sayılı HMK geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26/9/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” 2. Fıkrasına göre; Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.

Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 427/2 maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir.

Dosya içeriğine göre temyize konu edilen miktar 100,00 TL olup, karar tarihi itibariyle 1.820 TL lik kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının temyiz isteminin HUMK.nun 427/2, 432/4 maddeleri, uyarınca REDDİNE, nisbi temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,

2- Davacı temyizi yönünden yapılan incelemede;

a) Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

b) İşçinin ücretlerinin sözleşme ve yasaya aykırı olarak eksik ödenmesi, geç ödenmesi ya da hiç ödenmemesi 4857 sayılı Kanunun 24/II-e maddesi gereğince haklı fesih hakkı verir. Buna … primlerinin gerçek ücret üzerinden ödenmemesi de dahildir. İşçinin bu yöndeki fesih iradesini açık olarak göstermesi yeterli olduğu gibi iş ilişkisini sürdürülmesi objektif olarak mümkün değilse işçi açısından haklı fesih imkanı doğduğu kabul edilmelidir.

Somut uyuşmazlıkta, davacı açıkça ekonomik nedenlerden dolayı iş sözleşmesini feshettiğini açıklamıştır. Davacının ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödenmediği sabit olduğu gibi, bu alacağın kabul edildiği ücrete göre davacının…primlerinin gerçek ücret üzerinden yatırılmadığı da sabittir. Genel tatil ücretinin ödenmemesi, primlerin eksik yatırılması geniş anlamda ekonomik nedendir. Bu nedenlerle davacının iş sözleşmesini feshetmesi 4857 sayılı Kanunun 24/II-e maddesi uyarınca haklı nedene dayandığından kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken hatalı gerekçeyle reddi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 15.03.2016 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

Incoming search terms:

  • ücret ödenmemesi halinde işçinin haklı fesih hakkı
  • İŞ SÖZLEŞMESİ 24İİ MAD

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir