İşe İade Davası

By | 04 Temmuz 2013

İş Kanunu’nun 18. Maddesi iş güvencesini düzenlemiştir. İş güvencesi hükümlerinden faydalanan bir işçi, işe iade davası açabilecek ve bu kararın yerine getirilmesi için işverenine başvurabilecektir. Kısacası İş Kanunu’nun 18. Maddesinde düzenlenen iş güvencesi hükümleri, işe iade davasının temelini oluşturur. Bu noktada sizlere işe iade dava sürecini, işe iade kararını ve bu kararın ne şekilde uygulanacağını, işe iade kararını uygulamayan işverenin işçiyi işe başlatmama nedeniyle ne tür hukuki problemlerle karşılaşacağını ve işçinin boşta geçen sürelerine dair herhangi bir hak talebinin olup olmadığını izah edeceğiz.

İŞE İADE DAVASI ve İŞE İADE DAVASINDA SÜREÇ

İş sözleşmesi haksız feshedilen ve İş Kanunu’nun 18. Maddesinde belirtilen iş güvencesine tabi bir işçi, işe iade davası açarak çalışmasına devam etme arzusunu bildirebilir ve bu hususu dava edebilir. Bir işçinin iş sözleşmesinin nasıl feshedildiğini tayin etme hususunda nasıl bir yol izleyeceğiz ? İş sözleşmesinin feshine ilişkin yazımızı okuyabilir, bu hususta bilgi sahibi olabilirsiniz : İş Sözleşmesinin Feshi ve Usulü

Peki bir işçi, işe iade davası açmak için hangi şartlara haiz olmalıdır? Şayet bir işçi işe iade davası açmak istiyor ise ;

  1. 30 veya daha fazla işçi çalıştıran bir işyerinde en az 6 aylık kıdemi olmalı,
  2. Belirsiz süreli iş sözleşmesi ile çalışıyor olmalı,
  3. İş sözleşmesi geçersiz/haksız bir nedenle feshedilmiş olmalıdır.

Bu şartların sağlanması halinde işçi işe iade davası açabilecek ve sözleşmesinin haksız olarak feshini dava edebilecektir. İşe iade davasında yargılama süreci hakkında detaylı bilgi için ilgili yazımızı okuyabilirsiniz : İşe İade Davasında Yargılama

İşe İade Davasında Hak Düşürücü Süre (Zamanaşımı) ve Davanın Açılması

İşe iade davası açmak isteyen bir işçi, yukarıdaki şartları sağladığına kanaat getirdikten sonra iş sözleşmesinin feshinden itibaren 1 ay içerisinde işe iade davasını açmak zorundadır. Nitekim İş Kanunu’nun 20. Maddesi bu hususu düzenlemiş olup bu sürelere uyulmadığı takdirde işçi, işe iade davası açma hakkını kaybedecektir. İş Kanunu’nun 20. Maddesi ise şu şekildedir :

Fesih bildirimine itiraz ve usulü (1)

             Madde 20 – İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. (…) (1) taraflar anlaşırlarsa uyuşmazlık aynı sürede özel hakeme götürülür. (1)

             Feshin geçerli bir sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür.

             Dava seri muhakeme usulüne göre iki ay içinde sonuçlandırılır. Mahkemece verilen kararın temyizi halinde, Yargıtay bir ay içinde kesin olarak karar verir.

İşe iade davasının ne kadar süre içerisinde açılması gerektiğine dair detaylı açıklamalarımız ve bu sürenin ne zamandan itibaren başlayacağına ilişkin yargıtay kararları için ilgili yazımızı okuyunuz : İşe İade Davası Açma Süresi Nedir ?

İşe İade Davasında İspat Yükü Kimdedir ?

İşe iade davasını süresinde açan bir işçi davada, işten çıkarmanın haksız olduğunu ve geçerli bir sebebe dayanılmadığını beyan edecek, işveren ise işten çıkarmanın ve iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayandığını ispat edecektir. Genel anlamda ispat yükü işverendedir. Fakat İş Kanunu’nun 20. Maddesine göre işçi, feshin başka bir nedene dayandığını iddia ediyor ise bu hususu ispatla yükümlü olacaktır. İşe iade davasında ispat yüküne dair detaylı yazımızı okuyabilirsiniz : İşe İade Davasında İspat Yükü

İşe İade Davası Ne Kadar Sürer ?

İş Kanunu’nun 20. Maddesine göre açılan bir işe iade davası 2 ay içerisinde sonuçlandırılmalıdır. Nitekim işe iade davaları seri yargılama usülüne göre görülecek ve niteliği itibariyle de çabuk sonuçlandırılacaktır. Fakat gerek Türk Hukuku’nun ağır işlemesi gerekse de dava yoğunlukları nedeniyle İş Mahkemeleri bu sürelere riayet edememekte dava süresi uzamaktadır.

İşe İade Davalarında Görevli Mahkeme

İşe iade davaları, işçinin İş Kanunu’ndan doğan haklarının neticelendiği davalardır. Bu nedenle bu tür davalar diğer işçi davalarında olduğu gibi İş Mahkemelerinde görülecektir. İş Mahkemelerinin olmadığı yerlerde ise işe iade davası, İş Mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülecektir.

İşe İade Davalarında Yetkili Mahkeme

İşe iade davalarında yetkili mahkeme hususu genel kurallara göre belirlenir. Buna göre işe iade davalarında yetkili mahkeme ;  davalının ikametgahı, yani davalı şirketin bağlı bulunduğu yer mahkemesi veya işçinin işini yaptığı yer mahkemesidir.

İş Mahkemesinin İşe İade Kararı Vermesi

İşe iade davasının görüldüğü İş Mahkemesinin işe iade kararı vermesi halinde işçi ve işverene bazı yükümlülükler düşmektedir. İşe iade kararı, öncelikli olarak duruşmada kısa karar olarak açıklanacaktır. Bunu takiben ilgili mahkeme, gerekçeli kararı yazacak ve taraflara tebliğ edecektir. Tebliğ ile birlikte işçi açısından süreç başlayacaktır. İş Mahkemesinin gerekçeli işe iade kararını tebliğ alan işçi 10 gün içerisinde işverene işe başlama başvurusu yapmalıdır.

İşçinin İşe Başlama Başvurusu (İşçinin İşe İade Talebi)

İş mahkemesinin işe iade kararı vermesi ve bu kararın işçiye tebliğ edilmesiyle birlikte işçi açısından süresinde hareket etme zorunluluğu ortaya çıkacaktır. Nitekim işçi, işe iade kararının kendisine tebliğ edilmesinden itibaren 10 gün içerisinde işe başlama arzusunu ciddi ve samimi bir şekilde dile getirmek zorundadır. İşe başlama arzusu bizzat işçi veya işçinin avukatı tarafından yapılmalıdır. İşe başlama arzusunun işçi dışında başka birisi tarafından işçi adına yerine getirilmesi geçerli kabul edilmeyecektir. İşçi, işe başlama isteğine dair talebini şahsi kanaatimce yazılı olarak yerine getirmelidir. Her ne kadar kanunda bu hususta bir şekil şartı olmasa da ileride bu sürenin kaçırıldığına dair herhangi bir ihtilaf halinde işçi, bu hususu yazılı evraklarla kanıtlamak durumunda kalabilir. İşe iade talebinin işçinin avukatı tarafından yapılabileceğine ilişkin detaylı açıklamalarımız ve Yargıtay kararı için tıklayınız : İşçinin Avukatının İşe İade Başvurusu.

İşe iade kararı doğrultusunda işe başlama talebini yapmayan veya süreyi kaçıran işçinin durumu ne olacaktır ? İşçi 10 gün içerisinde işe başlama başvurusu yapmaz ise ; işverenin geçersiz kabul edilen feshi geçerli hale gelecek ve geçerli feshin tüm hüküm ve sonuçlarını doğuracaktır. İş Kanunu, işe başlama başvurusu yapmayan işçinin esas niyetinin işine geri dönmek olmadığını düşünmekte ve işçiyi kötüniyetli varsaymaktadır. İşbu nedenle işe iade davası açmak isteyen işçilerin temel arzusunun tazminat kazanmak yerine gerçek anlamda işe başlama olması gerekmektedir.

İşveren, işe iade için başvuran işçiyi işe alırken samimi bir şekilde bu kararı uygulamalıdır. İşveren de samimi bir şekilde işe iade kararını uygulamıyorsa buna ilişkin yeni bir hukuki süreç başlatılacaktır. İş Mahkemesinde işe iade davasının kazanan işçinin, işverene başvurması neticesinde işçiyi işe başlatan işveren, işe iade kararını uygulama hususunda samimi değilse ve tazminattan kaçma arzusu ile hareket ediyorsa çözümü için ilgili yazımızı okuyabilirsiniz : İşçinin İşe İade Talebinde İşverenin Samimi İradesi

İşe İade Talebinde 10 Günlük Sürenin Hesabı

İşe iade kararına binaen işçi, işe iade kararının tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde işverenine başvuruda bulunmalıdır. Bu 10 günlük sürenin hesabında tatil günleri hesaba katılmayacak, yalnızca iş günleri hesaplanacaktır.

10 Günlük İşe İade Süresinin Kaçırılması Halinde Kıdem ve İhbar Tazminatının Durumu

İşçi, işe iade kararının yerine getirilmesi için 10 günlük başvuru süresini kaçırırsa, işverenin geçersiz kabul edilen feshi geçerli kabul edilecektir. Hal böyleyken kıdem ve ihbar tazminatı hususu ilk baştaki feshin geçerli bir fesih olmasına göre şekillenecek ve işçiler açısından mağduriyet yaratabilecektir. İşbu nedenle yeniden önemle belirtmek isteriz ki ; işe iade davası açma arzusunda olan işçilerin temel amacı tazminat kazanmak değil, gerçekten işe iade edilme arzusu olmalıdır. Şayet aksi halde kıdem ve ihbar tazminatlarının da kaybına yol açılabilir.

İşverenin İşçiyi İşe Başlatmaması

İşçi, işe iade kararının kendisine tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde işverenine başvuruda bulunur ve işe başlatılmasını ister ise ; işveren, işçisini 1 ay içerisinde işe başlatmak zorundadır. Şayet işe başlama arzusunu dile getiren işçisini işe başlatmayan işveren şu tazminatları ödemek zorunda kalır :

  • En az dört, en çok 8 aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı,
  • Boşta geçen süreye ait en çok 4 aya kadar ücret,
  • Diğer haklar

Görüldüğü üzere işveren, mahkeme kararına binaen işe başlama talebinde bulunan işçiyi işe başlatmaz ise yukarıda bahsedilen tazminat miktarlarını ödemekle yükümlü kalacaktır. İşçinin başvurusuna rağmen işveren, işçiyi işe başlatmayacağını bildirirse bu bildirim tarihi iş sözleşmesinin feshi tarihi sayılacaktır. İşe iade edilen işçinin işe başlatılmaması halinde neler olacağına dair detaylı açıklamalarımızı içeren yazımızı okuyabilirsiniz : İşe İade Edilen İşçinin İşe Başlatılmaması Halinde Tazminat Durumu

İşe Başlatmama Tazminatı yazımız için tıklayınız.

Boşta Geçen Süre Ücreti yazımız için tıklayınız.

İşe İade Davasına Dair Yargıtay Karar Örneği

Aşağıda sizlere ulaştırdığımız Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı nitelikli bir karar olup işe iade talebinin bizzat işçi tarafından gerçekleştirilmesinin yanında işçinin avukatı tarafındanda yapılabileceğini, hatta ve hatta işçilerin bağlı bulunduğu sendikalar tarafından da yapılabileceğini izah etmektedir. Yargıtay Kararı şu şekildedir :

T. C. YARGITAY

Hukuk Genel Kurulu 2009/9-232 E.N , 2009/278 K.N.

Özet                : TARAFLAR ARASINDAKİ “TAZMİNAT” DAVASINDAN DOLAYI YAPILAN YARGILAMA SONUNDA; B… 2. İŞ MAHKEMESİNCE DAVANIN KISMEN KABULÜNE DAİR VERİLEN 26.06.2008 GÜN VE 2007/632 E.-2008/449 K. SAYILI KARARIN İNCELENMESİ TARAF VEKİLLERİNCE İSTENİLMESİ ÜZERİNE, YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİNİN 02.12.2008 GÜN VE 2008/42507 E.-32937 K. SAYILI İLAMI İLE;

1-DOSYADAKİ YAZILARA TOPLANAN DELİLLERLE KARARIN DAYANDIĞI KANUNİ GEREKTİRİCİ SEBEPLERE GÖRE, DAVALININ TÜM TEMYİZ İTİRAZLARI YERİNDE DEĞİLDİR.

2-DAVACININ TEMYİZİNE GELİNCE: İŞE İADE DAVASI SONUNDA İŞÇİNİN BAŞVURUSU, İŞVERENİN İŞE BAŞLATMAMASI VE BUNA BAĞLI OLARAK İŞE BAŞLATMAMA TAZMİNATI İLE BOŞTA GEÇEN SÜREYE AİT ÜCRET, İHBAR VE KIDEM TAZMİNATI KONULARINDA TARAFLAR ARASINDA UYUŞMAZLIK BULUNMAKTADIR.

İçtihat Metni

Davacı işçi daha önce açmış olduğu davada, işverence yapılan feshin geçerli nedene dayanmadığını ileri sürerek feshin geçersizliğinin tespiti ile işe başlatılmaya dair karar verilmesini talep etmiş, mahkemece yapılan yargılama sonunda talep doğrultusunda karar verilmiştir. Söz konusu karar 25.12.2006 tarihinde Dairemizce onanmak suretiyle kesinleşmiştir. Kesinleşen karar, işe iade davasında davacının vermiş olduğu vekaletname çerçevesinde davayı takip eden avukata 4.4.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davacı vekili, 5.4.2007 tarihinde işverene hitaben telgraf göndermiş ve isimleri belirtilen davacı işçilerin işe iadesini talep etmiştir. Söz konusu telgrafın davalı işverene ulaştığı uyuşmazlık konusu değildir. Davalı işveren işe iadeyi talep eden bir kısım işçilere gönderdiği ihtarnamede, işe başlama talebinin kesinleşen mahkeme kararı ile birlikte şahsen yapılması gerektiği açıklanmıştır.

4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesine göre işçinin kesinleşen mahkeme kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için başvurması gerekir. Başvurunun şekline dair anılan hükümde bir açıklama yer almamış olsa da, yazılı başvurunun geçerlilik şartı olmayıp, ispat şartı olduğu kabul edilmelidir.

İşe iade başvurusunun işçinin avukatı tarafından yapılması imkan dahilindedir. İşe iade davasında davayı vekaletname uyarınca takip etmiş olan avukat tarafından yapılan başvuru, kesinleşen işe iade kararının yerine getirilmesi anlamında değerlendirilmelidir. 4857 sayılı İş Kanununun 21. maddesinde sözü edilen işe başlama talebinin, şahsa sıkı sıkıya bağlı olduğundan söz edilemez. Başvuru, işe başlama yönünde bir irade açıklaması olup, aynı anda işçinin işe iade edilmesi gibi bir durum söz konusu değildir, işçinin şahsen ya da yetkili avukatı tarafından yapılan başvuru üzerine işverence işçinin bir aylık süre içinde işe başlatılması mümkündür, işverence işçinin işe davet edilmesi halinde, bizzat iş görme edimini yerine getirmek üzere işçinin belirlenen günde hazır olması gerekir. Görüldüğü üzere bizzat işçi tarafından yerine getirilmesi gereken iş görme ediminin başkasına devri mümkün olmaz.

Öte yandan işçinin işe iade başvurusunun ekinde, feshin geçersizliğinin tespitine dair kesinleşen kararın sunulması bir zorunluluk değildir. Başvuru anında kararın kesinleşmiş olması yeterli olup, kesinleşme olgusu işverence bilinmese dahi, işe başlatma süresi içinde belirlenebilecek bir durumdur.

Son olarak belirtmek gerekir ki, işçinin işe başvuru anında başka bir işveren ait işyerinde çalışmakta olması, başvurunun samimi olmadığını göstermek için yeterli değildir. İşçinin işe başlamak için usulüne uygun olarak yapacağı başvurunun ardından işverence işe davet edilmesi halinde, çalışmakta olduğu işyerinden ayrılması ve eski işine başlaması imkan dahilindedir.

Yapılan bu açıklamalara göre, davacı işçinin avukatı aracılığıyla süresi içinde yapmış olduğu başvurunun geçerli olduğu ve işçinin işe başlatılmaması sebebiyle bir aylık işe başlatma süresinin sonu olan 5.5.2007 tarihinde iş sözleşmesinin işverence feshedilmiş sayılması gerektiği kabul edilmelidir. Buna göre davacı işçi, işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücret ve diğer haklara hak kazandığından isteklerin kabulü cihetine gidilmelidir. İhbar ve kıdem tazminatı ise fesih tarihi olan 5.5.2007 tarihine göre belirlenerek hüküm altına alınmalıdır….) gerekçesiyle oyçokluğu ile bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

HUKUK GENEL KURULU KARARI

Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Uyuşmazlık: 4857 sayılı Yasanın 21/5. maddesinde ifade edilen işe iade kararının kesinleşmesinden itibaren 10 günlük yasal süredeki başvurunun şahsen yapılmasının zorunlu olup olmadığı, dolayısıyla somut olayda, vekil vasıtası ile başvuruda bulunulduğundan 10 günlük süre içinde işverene başvurma koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

4857 sayılı Yasanın 21/5. maddesinde; “İşçi kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren on işgünü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. İşçi bu süre içinde başvuruda bulunmaz ise, işverence yapılmış olan fesih geçerli bir fesih sayılır ve işveren sadece bunun hukuki sonuçları ile sorumlu olur.” hükmüne yer verilmiştir.

Anılan yasa maddesinde, işçinin şahsen başvuru yapması gerektiğine dair veya işçinin işe iade başvurusunun ekinde, kesinleşen işe iade kararının sunulmasının zorunlu olduğuna dair bir ibare bulunmamaktadır. İşçi, işe başlatılma konusundaki iradesini bizzat işverene iletebileceği gibi, vekili ya da üyesi olduğu sendika aracılığı ile de ulaştırabilecektir. Nitekim doktrinde de aynı görüş benimsenmiştir(O. Güven Çankaya-Doç. Dr. Cevdet İlhan Güney-Seracettin Göktaş: İse İade Davaları; sayfa 256).

Diğer yandan Borçlar Kanununun 388.maddesi “…Vekalet akdinin şümulü mukavele ile sarahaten tespit edilmemiş ise taalluk eylediği işin mahiyetine göre tayin edilir. Vekâlet, vekilin takabbül eylediği işin yapılması için icap eden hukuki tasarrufları ifa salahiyetini şamildir.” Aynı yasanın 390/1 maddesi özenle ifa borcunun sınır ve kapsamını çizmiştir. Anılan madde hükmüne göre vekilin sorumluluğu genel olarak hizmet sözleşmesinde işçinin sorumlu olduğu hükümlere tabidir. Vekilin özenle ifası, hizmet sözleşmesinde olduğu gibi, sözleşmenin hükümlerine BK.nın 321. maddesinde açıklanan işçinin özen ve sadakat borcuna ilişkin unsurlara göre belirlenecektir. BK.nın 390/2 maddesine göre vekil, müvekkile karşı vekaleti iyi bir surette ifa ile mükelleftir. Vekilin özenle ifada bulunduğunun kabulü için tedbirli ve basiretli şekilde hareket etmesi gereklidir. Yine sadakatle ifa müvekkilin yararına ve onun arzularına uygun olarak hareket etme borcunu kapsar.

Somut olayda, kesinleşen işe iade kararı, davacının vermiş olduğu vekaletname gereği işe iade davasını takip eden avukata 04.04.2007 tarihinde tebliğ edilmiştir. Aynı vekil, 05.04.2007 tarihinde işverene hitaben gönderdiği telgrafta, davacı işçinin 10 günlük yasal süre içerisinde işe başlatılmasını talep etmiştir. Telgrafın davalı işverene ulaştığı uyuşmazlık konusu değildir.

O halde, vekil tarafından yapılan başvurunun, kesinleşen işe iade kararının yerine getirilmesi kapsamında değerlendirilmesi gerekmektedir. İş hukukunun temel ilkesi olan ” işçi lehine yorum” ilkesi de bunu gerektirmektedir.

Bu durumda, işçinin, işe başlatılma konusundaki iradesini bizzat işverene iletebileceği gibi, vekili ya da üyesi olduğu sendika aracılığı ile de ulaştırabileceğine işaret eden ve Hukuk Genel Kurulu’nca da aynen benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru değildir. O halde usul ve yasaya aykırı bulunan direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının yukarıda belirtilen ve Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı HUMK. un 429. maddesi gereğince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının geri verilmesine, 17.06.2009 gününde, oyçokluğu ile karar verildi.

Incoming search terms:

  • işe iade davası açma süresi
  • işe iade davası takip talebi

6 thoughts on “İşe İade Davası

  1. Cagrihan

    Sn.avukat.
    Ben ise iade davaaini kazandim yasal sure icinde muracaatimi yaptim isveren isbaai icin avukat araciligiyla bana bildirdi.ise gittim isveren beni ise baslatmayacagini iletti tazminatta indirim ve odeme kolayligi istedi kabul etmedim.olayla ilgili 2 sahitle birlikte tutanak tuttuk ve yeniden isci isveren uyusmazligi diye dava actik.
    Dava acmamiz zorunlu gercekten baska bir yolla hakkimi nasil alabilirim.
    Saygilarimla.

    Reply
  2. cem yirmibeş

    s.a işeten haksız cıkarılma sonucu işe iade ve tazmınat davası acılıyor fakat baştan tazmınat davası actık sonrasında bu durum degıse bılırmı yani işe iadeyı talep etme sansımız varmıdır ?

    Reply
  3. Gurkan

    Slm avukat bey.
    Ben ise iade davasi acacagim ama bu sure icerisindde bir is buldugumda calismayi dusunuyorum.mahkemeden iade karari cikarsa ve ben calisiyor olursam o ise donmek zorundamiyim.tazminat istesem olmazmi.bosta gecen sureyi alirsin diyorlar kazanirsan ben calisirsam bosta gecen surem olmazsa hic birsey alamammi yani.tesekkurler.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir