İşe İade Davası Açma Süresi

By | 08 Nisan 2015

Öncelikli olarak işe iade davasına ilişkin detaylı bilgi sahibi olmak adına İşe İade Davası yazımızı okuyabilirsiniz : İşe İade Davası Nedir ? Hangi Hallerde Açılır ?

İşe İade Davasında Hak Düşürücü Süre (Zamanaşımı) Nedir ?

İşe İade Davaları, İş Kanunu gereği belirli süre içerisinde açılması gereken davalardandır. Nitekim İş Kanunu’nun 20. Maddesi ‘İş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir.’ demektedir. İş Kanununun bu maddesi doğrultusunda işçilerin işe iade davası açmak için bir aylık süresi vardır. Bu sürenin kaçırılması halinde işe iade davası süre yönünden reddedilecek ve işçi, kanunun kendisine vermiş olduğu bu haktan faydalanamayacaktır.

*Hukuki olarak belirtmek gerekir ki hak düşürücü süre ile zamanaşımı farklı kavramlar olup yurttaşlar uygulamada hak düşürücü süreyi de zamanaşımı olarak algılamakta ve kullanmaktadır.

İşe İade Davası Açma Süresi Ne Zaman Başlar ?

İş sözleşmesi sebepsiz feshedilen veya sebep gösterildiği halde bu sebebin geçerli bir sebep olmadığı hallerde işçi, işe iade davası açacaktır. İşçi, işe iade davasını açarken kanunun vermiş olduğu sürelere uymak zorundadır. Bu süre de yukarıda belirttiğimiz üzere bir aydır. Bir aylık süre içerisinde işe iade davası açılmalı ve İş Kanunu’nun 20. Maddesi gereği iş sözleşmesinin usülüne aykırı olarak feshedildiği iddia edilmelidir. Peki bu bir aylık süre ne zaman başlayacaktır ?

İş Kanunu’nun 20. Maddesi bu hususu da açıklıkla düzenlemiştir. İşe iade davası açacak olan işçi, iş sözleşmesinin feshedildiğine dair bildirimin kendisine tebliğinden itibaren bir ay içerisinde açacaktır. Görüldüğü üzere bir aylık süre, fesih bildiriminin tebliğinden itibaren başlayacaktır.

İşe İade Davası İçin Hak Düşürücü Süre Mahkemece İncelenecek Midir ?

İşe iade davası için hak düşürücü süre olan 1 aylık süre, itiraz olmasa dahi iş mahkemesi hakimince re’sen (kendiliğinden) incelenecek ve buna göre karar verilecektir. Şayet bu sürenin incelenmesinin davanın hangi aşamasında yapıldığının da bir önemi yoktur. İş Mahkemesi hakimi bu süreyi davanın her aşamasında inceleyebilir, davalı taraf da davanın her aşamasında bu sürenin kaçırıldığını iddia edebilir. Buna ilişkin Yargıtay kararını ve işe iade davasında hak düşürücü sürenin bir ay olduğuna dair Yargıtay kararını aşağıda sizlere sunmaktayız :

İşe İade Davasında Hak Düşürücü Sürenin Bir Ay Olduğuna Dair Yargıtay Kararı

T.C YARGITAY 22.Hukuk Dairesi

Esas: 2014 / 29773 Karar: 2014 / 32150 Karar Tarihi: 17.11.2014

FESHİN GEÇERSİZLİĞİ VE İŞE İADE DAVASI – DAVANIN AÇILIŞ TARİHİNİN BİR AYLIK SÜRENİN GEÇMESİNDEN SONRA OLDUĞU GEREKÇESİ İLE DAVANIN REDDİNE KARAR VERİLDİĞİ – DAVACI VEKİLİNİN SÜRESİ İÇERİSİNDE DAVASINI AÇTIĞI – HÜKMÜN BOZULDUĞU

ÖZET: Somut olayda davacı işçinin iş sözleşmesi 23.12.2013 tarihinde feshedilmiştir. Davacının feshin geçersizliği ve işe iadesine ilişkin talebini içeren davasını 4857 sayılı Kanun’un ilgili maddesi uyarınca bir ay içerisinde açması gerekmektedir. Mahkemece davanın açılış tarihinin bir aylık sürenin geçmesinden sonra olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, dava dilekçesi Kırşehir İş Mahkemesine gönderilmek üzere Ankara 4. Mahkemesine verilmiş olup, dilekçedeki havale tarihi 22.01.2014’tür. Başvuru harcının alındığına ilişkin makbuz da aynı tarihi taşımakta olup davacı vekili süresi içerisinde davasını açmıştır. Dolayısı ile davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

(4857 S. K. m. 17, 18, 20, 29)

Dava: Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.

Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Karar: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde çalıştığını, davalı işveren tarafından iş sözleşmesinin geçersiz olarak feshedildiğini, bu sebeple müvekkilinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının müvekkili şirkette tıbbı mümessil olarak görev yaptığını, davacının iş sözleşmesinin 23.12.2013 tarihinde “işin işyerinin ve işletmenin gerekleri” nedeniyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 18 ve 29 maddeleri uyarınca fesih edildiğini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, davacının iş sözleşmesinin 23.12.2013 tarihinde davalı işveren tarafından 4857 sayılı Kanun’un 17. ve 18. maddelerine göre feshedildiği, davacının davasını 28.01.2014 tarihinde 4857 sayılı Kanun’da belirtilen bir aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açtığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin birinci fıkrasına göre iş sözleşmesi feshedilen işçi, fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli bir sebep olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içinde iş mahkemesinde dava açabilir. Taraflar anlaşırlarsa işçi aynı sürede uyuşmazlığı özel hakeme götürebilir.

Bir aylık dava açma süresi hak düşürücü nitelikte olup, yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınır. Dairemizce bir aylık dava açma süresinin başlangıcı fesih iradesinin işçiye ulaştığı tarih olarak kabul edilmektedir.

Somut olayda davacı işçinin iş sözleşmesi 23.12.2013 tarihinde feshedilmiştir. Davacının feshin geçersizliği ve işe iadesine ilişkin talebini içeren davasını 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesi uyarınca bir ay içerisinde açması gerekmektedir. Mahkemece davanın açılış tarihinin bir aylık sürenin geçmesinden sonra olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmişse de, dava dilekçesi Kırşehir İş Mahkemesine gönderilmek üzere Ankara 4. Mahkemesine verilmiş olup, dilekçedeki havale tarihi 22.01.2014’tür. Başvuru harcının alındığına ilişkin makbuz da aynı tarihi taşımakta olup davacı vekili süresi içerisinde davasını açmıştır. Dolayısı ile davanın esasına girilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten bozulmasına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 17.11.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.

İşe İade Davasında Bir Aylık Sürenin Re’sen Araştırılmasına Dair Yargıtay Kararı

T.C YARGITAY 7.Hukuk Dairesi

Esas: 2014 / 11555 Karar: 2014 / 18433 Karar Tarihi: 30.09.2014

İŞE İADE DAVASI – TANIKLARDAN FESHE VE FESİH TARİHİNE İLİŞKİN SOMUT BEYANLAR ALINMAK SURETİYLE DAVACININ FESİHTEN HABERDAR OLDUĞU TARİHİN TEREDDÜTSÜZ OLARAK BELİRLENEREK DAVANIN YASAL SÜRE İÇERİSİNDE AÇILIP AÇILMADIĞININ BELİRLENMESİ GEREĞİ

ÖZET: Somut olay ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer seri dosyalar dikkate alınarak davacıya yapılmış yazılı bir fesih bildirimi olup olmadığı araştırılıp varsa tebliğ şerhli bir suretinin de getirtilerek tarafların gösterdikleri tüm deliller toplanarak, özellikle dinlenecek olan tanıklardan feshe ve fesih tarihine ilişkin somut beyanlar alınmak suretiyle davacının fesihten haberdar olduğu tarihin tereddütsüz olarak belirlenip buna göre yasal süre içerisinde açılıp açılmadığı belirlenmelidir. Mahkemece eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi bozma nedenidir.

(4857 S. K. m. 20)

Dava: Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay’ca incelenmesi davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:

Karar: Davacı vekili, iş sözleşmesinin feshinin geçersiz nedene dayandığını belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine, işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen süre ücretine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekili husumetin kuruma yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin belirli süreli olduğunu, davacının işten çıkartılmasının davalı firmanın haklı olarak lüzum görmesi (işçilerin iş araçlarına zarar vermesi, fazla yakıt tüketimi…vs ) sebebiyle hasıl olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalı şirkete dava dilekçesi usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen yazılı ya da sözlü olarak beyanda bulunmadığı görülmüştür.

Mahkemece, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğu ve iş sözleşmesinin de geçerli neden olmaksızın feshedildiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, davanın her aşamasında resen dikkate alınması gerekir.

İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır.

Somut uyuşmazlıkta davacı işçi, dava dilekçesinde fesih bildirim tarihi ya da fesih tarihi konusunda somut bir bilgi vermemiş, davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekili ise soyut olarak yasal süre itirazında bulunmuştur.

Mahkemece, işe iade davasının fesih bildirim tarihinden itibaren 1 aylık yasal süre içerisinde açılıp açılmadığı resen incelenmelidir. Süre başlangıcı fesih bildirim tarihi ya da davacı işçinin fesihten haberdar olduğu tarihtir.

Bu nedenle dosya içeriği incelendiğinde fesih tarihine ilişkin sadece işten ayrılma bildirgesi ve hizmet cetveli kayıtları sunulduğu görülmüştür. Bu kayıtlar esas alındığında işyerinden çıkış tarihinin 31.10.2013 tarihi olduğu davanın ise sayman mutemedi alındısına göre 11.12.2013 tarihinde açıldığı ve bu hali ile davanın yasal 1 aylık süre içerisinde açılmadığı anlaşılmaktadır.

Ancak somut olay ve aynı gün temyiz incelemesi yapılan diğer seri dosyalar dikkate alınarak davacıya yapılmış yazılı bir fesih bildirimi olup olmadığı araştırılıp varsa tebliğ şerhli bir suretinin de getirtilerek tarafların gösterdikleri tüm deliller toplanarak, özellikle dinlenecek olan tanıklardan feshe ve fesih tarihine ilişkin somut beyanlar alınmak suretiyle davacının fesihten haberdar olduğu tarihin tereddütsüz olarak belirlenip buna göre yasal süre içerisinde açılıp açılmadığı belirlenmelidir.

Mahkemece eksik araştırmaya dayalı olarak karar verilmesi bozma nedenidir.

Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı EÜAŞ Genel Müdürlüğü vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalı EÜAŞ’a iadesine, 30.09.2014 tarihinde oybirliğiyle, kesin olarak karar verildi.

Av. Mehmet Emre ULUSOY

Incoming search terms:

  • işe iade davası süresi
  • işe iade dava açma süresi

3 thoughts on “İşe İade Davası Açma Süresi

  1. Fahrettin mıcırlar

    Selam,

    İthalat yapan bir firmada teknik servis müdürlüğü görevini 3 senedir sürdürürken geçen hafta artık rma müdürü olarak çalışacağım ve iş ünvanının bu şekilde düzenleneceği mail ile tarafıma bildirildi. İş sözleşmemde ünvan teknik servis müdürü olarak geçiyor. İşim doğal olarak değişiyor. Teknik servisin tüm işlerinden Sorumlu iken sadece rma tarafından sorumlu oluyorum şimdi.

    Ne tavsiye edersiniz?

    Reply
  2. Ömer

    Slm alkm benim bir sorum olacaktı 2012de bel fıtığı ameliyatı oldum isim ağır kaldırıyorum yeri gelince şimdide dizimde kayma kıkırdak azalması var doktor yine ağır kaldırmadan gerek diyo iş yeri hekimi kulak arkası ediyo ben bölüm degistiremezmiyim değişiklik yapılanlar var arkadaşlardan sağlıklı olduğu halde dilekçe yazsam kime vermem gerek iş yeri hekimi nemi sefemi personel müdürü nemi yardımcı olurmusunuz tesekkur ederim

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir