İsim Değiştirme Davası İkinci Kez Açılabilir Mi?

By | 02 Eylül 2015

İkinci Kez İsim Değiştirme Davası Açılabilir Mi ? 

Türk Medeni Kanunu, kişilerin mevcut isimlerinin değiştirilmesine yönelik düzenleme içermektedir. Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi kişilerin isimlerini değiştirmelerine olanak tanır ve bu değişikliğin mahkemeler yoluyla gerçekleştirilmesini düzenler. Nitekim kişiler isimlerinden, adlarından çoğu zaman memnun olmamaktadır. Aileler çocuklarına diledikleri isimleri koymakta ve bu isimlerin çocuklar tarafından her zaman benimsenmesi mümkün olmamaktadır. Hal böyleyken kişilerin seçemedikleri isimleri seçmeleri ve yeniden isim değiştirme haklarının olması en doğal şeydir.

Kişiler mevcut isimlerini değiştirirken bazı hususlara dikkat etmeli ve bazı şartları sağlamalıdır. Buna ilişkin olarak daha önce sizlerle paylaştığımız isim değiştirme davası, adın değiştirilmesi davası, isim tashihi davası konulu makalemizi okumanızı ve isim değiştirmek ile ilgili bilgi almanız gerekir. İlgili yazıyı okumak için tıklayınız : İsim Değiştirme Davası.

İkinci Kez İsim Değiştirebilir Miyim ? İsim Değişikliği Davası Açtım, Yeniden İsim Değiştirebilir Miyim ?

Kişiler isim değiştirdikleri zaman bazı durumlarda bu isimlerinden de memnun olmamaktadırlar. Daha önce uygulamada bir kez değiştirilen bir ismin bir daha değiştirilemeyeceğine dair bir kanı mevcuttu. Yargıtayın vermiş olduğu kararlar doğrultusunda bu kanı yıkılmış ve kişiler isim değişikliği davalarını dilediği gibi açabilme hakkına erişmişlerdir. Gerçekten de yıllar önce adını değiştirmiş birisi kanunda yazan şartların varlığını sağladığı takdirde yeniden isim değiştirme davası açabilecek ve adını ikinci kez değiştirebilecektir. İsmini ikinci kez değiştirmek isteyen kişiler için ilgili Yargıtay Kararını sunmaktayız :

T.C. YARGITAY
18.Hukuk Dairesi

Esas: 2002/11187
Karar: 2003/48
Karar Tarihi: 20.01.2003

İSİM DEĞİŞİKLİĞİ İSTEMİ – İSİM VE SOYADI DEĞİŞİKLİKLERİNE İLİŞKİN DAVALARIN İKİNCİ KEZ AÇILABİLECEĞİ – HAKLI NEDENİN VARLIĞI HALİNDE SOYADIN DÜZELTİLEBİLECEĞİ

ÖZET: Medeni Kanunun 27. maddesine göre, haklı nedenin varlığı halinde, soyadın düzeltilmesi mümkün olup, Yargıtay uygulamalarında kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. İsim ve soyadı değişikliğine ilişkin davaların doğum tarihinin düzeltilmesi ile ilgili davalarda olduğu gibi ikinci kez açılamayacağına dair bir yasa hükmü de bulunmamaktadır.

(4721 S. K. m. 27)

Dava dilekçesinde isim değişikliği istenilmiştir. Mahkemece davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Karar: Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Davacı, dava dilekçesinde Aras ismini kullandığını, çevrede bu isim ile tanınıp bilindiklerini ileri sürerek, nüfus kaydında Arsak olan isminin Aras olarak düzeltilmesini istemiştir.

Medeni Kanunun 27. maddesine göre, haklı nedenin varlığı halinde, soyadın düzeltilmesi mümkün olup, Yargıtay uygulamalarında kişinin toplum içerisinde bilinip tanındığı soyadı ile anılmayı ve onu kayden de taşımayı istemesinin haklı neden teşkil edeceği kabul edilmiştir. Çünkü herkes, etrafında tanındığı ve çağrıldığı soyadını yasaya aykırı olmadıkça resmen ve kayden taşımak hakkına sahiptir.

Mahkemece dava; davacının murisinin 1959 yılında isim değişikliği davası açıp davacının şimdiki ismini aldığı, Nüfus Kanununa göre ikinci kez değişikliğin mümkün olamayacağı nedeniyle usul ve yasaya uygun bulunmadığı gerekçesi ile reddedilmiş ise de; önceki dava davacıların murisi tarafından açılmış olup isim ve soyadı değişikliğine ilişkin davaların doğum tarihinin düzeltilmesi ile ilgili davalarda olduğu gibi ikinci kez açılamayacağına dair bir yasa hükmü de bulunmamaktadır.

Bu durumda mahkemece, yasal bir sakınca da olmadığı halde işin esası incelenerek, deliller toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yerinde bulunmayan gerekçelerle davanın reddi doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 20.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.

Incoming search terms:

  • ikinci kez isim değişikliği
  • 2 kez isim değişikliği

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir