Markanın Hükümsüzlüğü

By | 10 Temmuz 2013

Markanın hükümsüz olduğu, ilgilileri tarafından dava yoluyla ileri sürülmek suretiyle tespit edilebilir. İlgili kimseler, markanın tescil süresinde hukuka aykırı işlemler yapıldığını, markaya verilen tescil belgesinin haksız bir şekilde verildiğini veya tescil sonrasında markanın hükümsüz kalabilecek olaylarla karşılaştığını beyan ederek dava yoluna gideceklerdir.

Markanın Hükümsüzlüğü Davasını Kimler Açabilir ?

Markanın iptali adı da verilen markanın hükümsüzlüğü davasını zarar gören şahıslar, savcılar ve resmi kurumlar (makamlar) açabilecektir. Bunun haricinde ilgisini ispatlamayan şahısların açacağı dava mahkemesince reddolacaktır.

Markanın Hükümsüzlüğü Davası Kimlere Karşı Açılır ?

Markanın hükümsüzlüğü (markanın iptali) davası, marka sahibine karşı açılır. Şayet marka sahibi ölmüş ise dava onun haleflerine karşı yöneltilebilecektir. Şayet markanın birden fazla kişi adına tescilli olduğu varsayımında hükümsüzlük davası, tüm şahıslara yöneltilmek zorundadır. Nitekim burada tescil sahibi şahıslar zorunlu dava arkadaşı sıfatını taşıyacaklardır.

Markanın Hükümsüzlüğü Davasında Zamanaşımı

Markanın hükümsüzlüğü davası ile ilgili önemli olan husus bu davanın ne zamana kadar açılacağıdır. Nitekim hükümsüzlük yaratan konu süreklilik arzettiği için herhangi bir zamanaşımı söz konusu değildir. Hükümsüzlük iddiasında bulunan kişiler diledikleri zaman bu hukuka aykırılığa karşı başvuru yapabilirler. Fakat kanun, tanınmış markalar için bir ayrıcalık sağlamıştır. Nitekim bu husus 556 s. Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 42. maddesinin a bendinde açıkça belirtilmiştir. Buna göre ; ‘… tanınmış markalarla ilgili davanın tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde açılması gerekir …’ diyerek 5 yıllık süre madde metninde açıkça belirtilmiştir. Fakat bu istinaya da bir istisna getirilmiştir. Madde metninin devamında, markanın tescilinde kötüniyetin varlığı halinde iptal davasının süreye bağlı olmayacağı belirtilmiştir.

Hükümsüzlük Halleri Nelerdir ?

Markanın hangi hallerde hükümsüz olacağı 556 s. KHK’nın 42. maddesinde sıralanmıştır. Bu maddede belirtilen hükümsüzlük halleri tahdidi olarak sayılmıştır. Buna göre; madde metninde sayılmayan hususların dışında bir hal mevcut ise hükümsüzlük iddiası dinlenemeyecek, örnekleme yoluyla hükümsüzlük şartlarının oluştuğundan bahsedilemeyecektir. Hükümsüzlük hallerini belirten 42. maddeye göre ;

‘ Aşağıdaki hallerde markanın hükümsüz sayılmasına yetkili mahkeme tarafından karar verilir :

  1. 7. maddede sayılan haller
  2. 8. maddede sayılan haller
  3. 14. maddeye aykırılık (markanın kullanılmaması)
  4. Marka sahibinin davranışları nedeniyle, marka mal ve hizmetler için yaygın bir ad haline gelmiş ise
  5. Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimali var ise,
  6. 59. maddeye aykırı kullanım (teknik yönetmeliğe aykırı kullanma)

Hükümsüzlük nedenleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, yalnız o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilir.

Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırtedici bir nitelik kazanmış ise 7. maddenin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentlerine göre tescili hükümsüz sayılamaz.’

Madde metnini detaylıca incelemek yerinde olacaktır. Görüldüğü üzere ilk iki maddede aslında mutlak red nedenleri ve nispi red nedenlerine aykırılık ele alınmıştır. Bu hususlara binaen var olan hükümsüzlük aslında tescil aşamasında da olmasına rağmen gerek Türk Patent Enstitüsü’ndeki uygulamalarda gerekse de ilgililerin tescilin iptali için TPE nezdinde başvuru yapmamaları neticesinde marka her nasılsa tescil edilmiştir. Bir diğer tabirle kanun koyucu tarafından, TPE’nin ve ilgililerin gözden kaçırdığı bir husus için yeniden hukuki süreç başlatabilme imkanı tanınmıştır.

Diğer maddelerde de marka tescilinden sonra ortaya çıkan bir durum markada hükümsüzlük yaratmıştır. Bu hususlara kısaca değinmek gerekirse :

Markanın Kullanılmaması (556 s. KHK md. 42/c)

556 sayılı KHK’nın 14. maddesi ‘markanın kullanılması’ başlıklı olup markanın, tescil tarihinden itibaren 5 yıl içerisinde kullanılmamasını veya kullanıma 5 yıl kesintisiz bir şekilde ara verilmesini iptal sebebi olarak düzenlemiştir. Buna binaen bu sebep markanın hükümsüzlüğü sebebi olarak yerini almış ve madde metinleri arasındaki ilişkilendirme sağlanmıştır. Markanın kullanılmaması dolayısıyla açılacak markanın hükümsüzlüğü davasında 5 yıllık sürenin dolması beklenmeli ve ardından dava açılmalıdır. Aksi takdirde dava reddedilecektir.

Markanın Yaygın Bir Ad Haline Gelmesi (556 s. KHK md. 42/d) 

Tescili yapılan markalar, bazen halk tarafından yoğunluklu olarak kullanılmakta ve bu isim artık o ürün ile anılabilmektedir. Marka sahibi de bu kullanıma sessiz kalmakta ve markanın halk arasında ürün olarak tanımlanmasına sebebiyet vermektedirler. Nitekim ‘Selpak’ bir marka olmasına rağmen halk arasında yaygın olarak kullanılmasıyla paket mendilin yerini almış ve kamuya ait niteliğe sahip olmuştur. Böyle bir hal markanın hükümsüzlüğü nedeni teşkil etmektedir. İşte bu nedenle marka hakkı sahibi markasını korumak için gerekli tedbirleri almalı, gerekli hukuki başvuruları gerçekleştirmelidir.

Markanın Halkı Yanıltması (556 s. KHK md. 42/e)

Hak sahibi veya yetkili kıldığı kişi tarafından kullanım sonucunda tescil edildiği mal ve hizmetlerin niteliği, kalitesi, üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda halkta yanlış anlama ihtimali varsa hükümsüzlük oluşacak ve dava açılabilecektir. Nitekim o yöreye ait olan bir ürün adıyla markalaşmış bir firma, ürününü o yöreden çıkarmıyorsa burada halkın yanıltıldığından bahsetmek yerinde olacaktır.

Markanın Teknik Yönetmeliğe Aykırı Kullanılması (556 s. KHK md. 42/f)

556. s. KHK’nın 59. maddesi teknik yönetmeliğe aykırı kullanımı düzenlemiştir. Buna göre ; ‘marka sahibi, garanti markasının veya ortak markanın belirli bir sürede teknik yönetmeliğe aykırı olarak kullanılmasına göz yumar ve taraflardan birinin başvurusu üzerine mahkemece tanınacak süre içinde, söz konusu aykırı kullanım düzeltilmediği takdirde, marka, tanına süre sonunda mahkeme tarafından iptal edilir’ denilmiştir. Buna göre ilgili hak sahibi, markasının korunması ve geliştirilmesi hususunda kendisine verilen sorumlulukları ve yükümlülükleri yerine getirmekle mükelleftir. Aksi takdirde markanın hükümsüzlüğüne kadar uzanacak hukuki süreç başlatılabilecek, bu sebepler markanın hükümsüzlüğüne karar verilebilecektir.

Markanın Kısmi Hükümsüzlüğü

556 S. KHK’nın 42. maddesi markanın kısmen hükümsüzlüğüne düzenlemiştir. Madde metnine göre ; hükümsüzlük nedeni şayet markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin ise yalnızca o mal veya hizmet ile ilgili olarak kısmi hükümsüzlüğe karar verilebilir denilmiştir.

Markanın Hükümsüzlüğünün Etkileri (Hükümsüzlük Kararının Etkileri)

Markanın hükümsüzlüğü talebine binaen Mahkemece hükümsüzlük kararı verilmesi neticesinde hukuki açıdan birçok ilişki zedelenecek, taraflar arasında ihtilaflar meydana gelebilecektir. 556 S. KHK’nın 44. maddesi hükümsüzlüğün etkilerini düzenlemiştir. Buna göre ;

‘ Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi halinde, kararın sonuçları geçmişe etkilidir. Marka sahibinin kötüniyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan, zararın giderilmesine ilişkin tazminat talepleri saklı kalmak üzere, hükümsüzlüğün geriye dönük etkisi, aşağıdaki durumları etkilemez :

  1. Markanın hükümsüz sayılmasından önce, bir markaya tecavüz sebebiyle verilen hukuken kesinleşmiş ve uygulanmış kararlar,
  2. Markanın hükümsüzlüğüne karar verilmeden önce, yapılmış ve uygulanmış sözleşmeler. (ancak hal ve şartlara göre, haklı sebepler ve hakkaniyet düşüncesi ile sözleşme uyarınca ödenmiş bedelin kısmen veya tamamen iadesi mümkündür.)

 Bir markanın hükümsüzlüğüne ilişkin kesinleşmiş karar, herkese karşı hüküm doğurur.’

Incoming search terms:

  • marka hal
  • markanin hukumsuzlugu

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir