Cinsiyet değiştirmek isteyen kişiler, Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesine dayanarak cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davası açmalıdır. Cinsiyet değişikliği iki aşamalı bir süreçtir ve ilk aşaması cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davasıdır. Son aşaması ise nüfus kayıtlarında gerekli düzenlemelerin yapılması ve talebe göre isim değişikliği yapılmasıdır.

Cinsiyet Değişikliği Sürecinde Açılacak Davalar Nelerdir ?

Cinsiyet değişikliği isteyen kişiler için izlemesi gereken hukuki süreç :

1-Cinsiyet Değişikliğine İzin Verilmesi Davası Açılmalıdır.

2-İlk dava neticelendikten ve ilgili tıbbi süreç sonuçlandıktan sonra Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Talepli Cinsiyet Değiştirme Davasıdır.

Hukuki Dayanak

Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesine göre ”cinsiyet değiştirmek isteyen kimse, şahsen başvuruda bulunarak mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir, ancak iznin verilebilmesi için, istem sahibinin on sekiz yaşını doldurmuş bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır.” denilmiş, cinsiyet değişikliğine izin verilmesi için şartlar sıralanmıştır. Bu şartların sağlanması halinde Türkiye’de cinsiyet değişikliği yasal yollarla gerçekleştirilecektir.

Cinsiyet Değişikliği Şartları Nelerdir?

Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddesinde cinsiyet değişikliği için aranan şartlar şunlardır :

  • 18 yaşını doldurmuş olmak (reşit olmak)
  • Bekar olmak (evli olmamak)
  • Transseksüel yapıda olup cinsiyet değişikliğinin zorunlu olduğunun Resmi Sağlık Kurulu Raporu ile belgelenmesi
  • Üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun olunduğunun Resmi Sağlık Kurulu Raporu ile belgelenmesi
  • Mahkeme İzni

Bu şartların sağlanması ile birlikte cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davası sonuçlanacak ve gerekli ameliyatlar sonrasında ise cinsiyet değişikliğinin ikinci aşamasına geçilerek nüfus davası açılacaktır.

Dava Hakkında Bilgiler

Cinsiyet değişikliğinin iki dava ile sonuçlanacağı ve ilk aşamasının cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davası olduğunu belirtmiştik. Bu yargılamaya ilişkin bilgiler şu şekildedir :

Görevli Mahkeme

Cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleridir. Bu mahkeme haricinde başka mahkemelerde açılacak davalar görevsizlik nedeniyle reddedilecektir.

Yetkili Mahkeme

Cinsiyet değiştirmeye izin verilmesine yönelik davalarda yetkili mahkeme davacının yerleşim yeri mahkemesidir. Türkiye’de ikametgah adresi bulunmayan kişiler ise Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a göre İstanbul, Ankara veya İzmir Mahkemelerinde davalarını açabilirler.

Davacı ve Davalı Sıfatı

Cinsiyet değiştirmek isteyen ve Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesindeki şartları taşıyan kişiler davacı sıfatı ile cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davasını açabilirler.

Cinsiyet değişikliği davalarında davalı olarak Nüfus Müdürlüğü gösterilmeli ve dava bu kuruma yöneltilmelidir.

Sağlık Kurulu Raporları

Davacı, Mahkeme kanalıyla ilgili eğitim ve araştırma hastanesine sevk edilir ve psikiyatr ve üroloji bölümlerinden davacının psikolojik durumu ve üreme kabiliyeti ile ilgili rapor tanzim edilmesi istenir. Uygulamada cinsiyet değiştirmek isteyen kişiler, bir süre tedavi gördükten sonra üreme yeteneklerini kaybettiğinden ötürü, cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davasını bu tedavi sonrasında açmalıdırlar.

Sağlık Kurulu Raporu alındıktan sonra rapor Mahkemeye sunulur ve Mahkeme de cinsiyet değişikliğine izin verir. Bu izin, cinsiyet değişikliği için gerekli ameliyatların yapılması adına verilen bir izindir. Gerekli ameliyatlar yapıldıktan ve cinsiyet değişikliği gerçekleştikten sonra ise nüfus kayıtlarının gerçeğe uygun hale gelmesi için dava açılması gerekmektedir.

Cinsiyet Değişikliği Sonrasında Nüfus Kayıtlarının Düzeltilmesi Davası (İkinci Aşama)

Cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davasının olumlu sonuçlanması sonrasında gerekli ameliyatlar yapılır ve cinsiyet değiştirme işlemi tamamlanır. Cinsiyet değişikliği gerçekleşse bile kişinin kimliğinin değişmesi için nüfus kayıtlarının düzeltilmesi için ayrı bir dava açılmalıdır. Açılacak bu davada yeni hali kadın olan veya erkek olan kişiler, gerçek durumun resmi kayıtlarda da düzeltilmesini isteyeceklerdir.

Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesinin ikinci fıkrası şu şekildedir: ”Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbî yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin resmî sağlık kurulu raporuyla doğrulanması hâlinde, mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmenin yapılmasına karar verilir.”

Görüldüğü üzere mahkemece nüfus sicilinde gerekli düzeltmelerin yapılması gerekmektedir. Bu durum Mahkemelerce re’sen (kendiliğinden) yapılmaz. Bu nedenle belirttiğimiz gibi cinsiyet değiştirme işlemi tamamlanan kişiler bu davayı açmalıdır. Dolayısıyla cinsiyet değiştirme süreci Türk Hukukunda iki dava ile tamamlanmaktadır. İkinci aşamanın izah edildiği yazımızı okuyabilirsiniz : Cinsiyet Değişikliği Sonrası Nüfus Davası

Yurtdışında Cinsiyet Değiştiren Kişiler Türkiye’de Dava Açabilir mi?

Yurtdışında cinsiyet değiştirme ameliyatlarını olan kişiler, ülkemizde cinsiyet değiştirme davası açabilirler. Her ne kadar tüm sürecin ülkemiz kontrolü altında yürütülmesi gerekse de cinsiyet değiştirme için yapılacak işlemlerin çokluğu ve ücretlerin ülkeler arasında değişiklik göstermesi nedenleriyle birçok kişi bu işlemleri yurtdışında gerçekleştirmektedir.

TMK. 40. maddeye göre cinsiyet değişikliğine izin verilmesi için alınacak sağlık kurulu raporu, bu değişikliğin gerçekleşmesi için usuli şarttır. Yurtdışında cinsiyet değiştirmek için gerekli ameliyatları olan kişiler bu yazıda belirtilen süreci aynı şekilde gerçekleştirmelidir. Cinsiyet değiştirme ameliyatlarını yurtdışında olan kişiler doğrudan nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası açtıkları takdirde dava reddedilecektir.

Avukat Mehmet Emre Ulusoy’un Notu

Cinsiyet değişikliği davaları, Türk hukukunda iki aşamalı bir süreçtir. Müvekkillerimizin en sık yaptığı hata, bu iki aşamayı karıştırmaktır. Sürecin tıbbi boyutu kadar hukuki boyutu da hassastır ve mutlaka uzman desteğiyle yürütülmelidir. Bu nedenle muhakkak bu süreçte avukat desteği alınmalıdır.

Cinsiyet değişikliğine ilişkin hukuk büromuz ile iletişime geçebilirsiniz : İletişim

Cinsiyet değişikliğine izin verilmesi davası için hukuki belgeleri inceleyen avukat

Sık Sorulan Sorular

Cinsiyet değişikliği süreci hem tıbbi hem de hukuki aşamaları olan bir süreçtir. İşte müvekkillerimizin en çok merak ettiği hususlar:

1. Cinsiyet değiştirme ameliyatı için mahkemeden izin almak zorunlu mudur?

Evet, kesinlikle zorunludur. Türk Medeni Kanunu’nun 40. maddesine göre, cinsiyet değiştirmek isteyen bir kişinin öncelikle mahkemeye başvurarak ameliyat için resmi izin alması gerekir. Mahkeme izni olmadan Türkiye’de bu ameliyatın yapılması hukuken mümkün değildir.

2. Cinsiyet değişikliğine izin davası açabilmenin kanuni şartları nelerdir?

Kanuna göre bu davayı açabilmek için şu şartların birlikte bulunması gerekir:

  • Kişinin 18 yaşını doldurmuş (ergin) olması,
  • Kişinin evli olmaması (bekar veya boşanmış olması),
  • Kişinin transeksüel yapıda olması ve cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunun bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi sağlık kurulu raporuyla belgelenmesi. (Not: Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı sonrasında, ameliyat izni aşamasında kişinin üreme yeteneğinden sürekli yoksun bulunması şartı artık aranmamaktadır.)

3. Evli olan kişiler cinsiyet değişikliği davası açabilir mi?

Hayır, açamazlar. Kanun koyucu, cinsiyet değişikliği için “evli olmamak” şartını kesin bir kural olarak belirlemiştir. Evli olan bir kişinin bu sürece başlayabilmesi için öncelikle boşanma davası açarak evliliğini hukuken sonlandırması gerekmektedir.

4. Dava sürecinde hastane (sağlık kurulu) raporu nasıl alınır?

Dava açıldıktan sonra mahkeme, davacıyı tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesine sevk eder. Hastanede psikiyatri, endokrinoloji, üroloji/jinekoloji gibi ilgili bölümlerden oluşan bir sağlık kurulu tarafından kişi muayene edilir ve uzun soluklu bir psikolojik izleme süreci başlar. Bu sürecin sonunda cinsiyet değişikliğinin tıbbi ve ruhsal açıdan zorunlu olduğuna dair resmi bir rapor düzenlenerek mahkemeye gönderilir.

5. Süreç tek bir davadan mı ibarettir? İsim ve kimlik değişimi ne zaman yapılır?

Hayır, süreç iki aşamalıdır.

  • Birinci Aşama: Mahkemeden cinsiyet değiştirme ameliyatı olabilmek için “izin” alınması davasıdır.
  • İkinci Aşama: İzin alındıktan ve ameliyat gerçekleştikten sonra açılan “Nüfus Kaydının Düzeltilmesi” davasıdır. Ameliyatın amacına uygun yapıldığı yine sağlık kurulu raporuyla doğrulandıktan sonra, mahkeme kararıyla kimlikteki cinsiyet hanesi ve kişinin ismi değiştirilir (pembe/mavi kimlik değişimi).

6. Cinsiyet değişikliği davasında avukat tutmak zorunlu mudur?

Kanunen avukat tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Ancak süreç; hastane sevklerinin takibi, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının mahkemeye doğru sunulması ve nüfus davası aşamalarındaki usuli işlemler nedeniyle oldukça karmaşıktır. Hatalı bir işlem davanın reddedilmesine ve sürecin yıllarca uzamasına neden olabileceği için uzman bir avukatla çalışmak büyük önem taşır.

7. Cinsiyet değişikliğine izin ve nüfus düzeltim davaları hangi mahkemede açılır?

Her iki dava aşamasında da görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise davacının (cinsiyet değiştirmek isteyen kişinin) yerleşim yeri (ikametgah) mahkemesidir.

8. Cinsiyet değişikliği hukuki süreci ne kadar sürer?

Sürecin uzunluğunu belirleyen en önemli faktör, eğitim ve araştırma hastanelerindeki sağlık kurulu raporunun çıkma süresidir (psikiyatrik gözlem süreci bazen aylarca sürebilmektedir). Raporun mahkemeye ulaşma hızına bağlı olarak ilk aşama (izin davası) ortalama 6 ay ila 1 yıl, ameliyat sonrası açılacak ikinci aşama (nüfus düzeltim davası) ise ortalama 3 ila 6 ay arasında sonuçlanmaktadır.