Türk Medeni Kanunu kapsamında cinsiyet değiştirme süreci, sıkı şekil şartlarına bağlanmış iki aşamalı hukuki bir prosedürdür. Sürecin ilk adımı olan Cinsiyet Değişikliğine İzin Verilmesi Davası başarıyla sonuçlanıp, mahkeme kararına istinaden tıbbi operasyonlar tamamlandıktan sonra hukuki sürecin ikinci ve nihai aşamasına geçilir: Cinsiyet değişikliği sonrası nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davası.

Bu dava, kişinin fiziksel ve biyolojik olarak tamamladığı cinsiyet değişiminin, resmi kayıtlara (kimlik, pasaport, ehliyet vb.) yansıtılmasını sağlayan temel hukuki yoldur.

Nüfus Kaydının Düzeltilmesi Davasının Şartları Nelerdir?

Cinsiyet değişikliğinin resmiyete kavuşması için açılacak bu davanın kabul edilebilmesi, kanun koyucu tarafından belirli şartların eksiksiz yerine getirilmesine bağlanmıştır:

  1. İzin Kararının Varlığı: Kişinin cinsiyet değiştirme ameliyatını, daha önceden mahkemeden aldığı kesinleşmiş bir “izin kararına” dayanarak gerçekleştirmiş olması gerekir.
  2. Ameliyatın Gerçekleşmesi: Mahkeme izni sonrasında, cinsiyet değişikliğine yönelik tıbbi operasyonların tamamlanmış olması şarttır.
  3. Sağlık Kurulu Raporu: Ameliyatın amacına ve tıbbi standartlara uygun olarak gerçekleştiğinin, tam teşekküllü bir eğitim ve araştırma hastanesinden alınacak resmi bir sağlık kurulu raporu ile belgelenmesi zorunludur.

Bu şartlar sağlandığında, kişi yeni cinsiyetini nüfus kütüğüne tescil ettirme hakkı kazanır.

Davada Görevli ve Yetkili Mahkeme

Cinsiyet değişikliği sonrası nüfus kütüğünde yapılacak düzeltme işlemleri, şahsın varlığına ve kişisel durumuna ilişkin davalar statüsündedir. Bu nedenle davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

Yetkili mahkeme ise, davayı açacak olan kişinin (davacının) yerleşim yeri mahkemesidir. Dava, Nüfus Müdürlüğü’ne husumet yöneltilerek (davalı olarak gösterilerek) açılır.

İsim Değişikliği Talebi

Nüfus kaydının düzeltilmesi davası açılırken, genellikle cinsiyet hanesinin değiştirilmesi tek başına yeterli olmaz. Kişi, yeni cinsiyetine uygun bir isim de almak isteyecektir. Usul ekonomisi gereği, cinsiyet hanesinin düzeltilmesi talebi ile isim değişikliği talebi aynı dava dilekçesinde mahkemeye sunulabilir. Mahkeme, haklı nedenlerin varlığını (ki cinsiyet değişimi en temel haklı nedendir) göz önünde bulundurarak hem cinsiyetin hem de ismin değiştirilmesine tek bir kararla hükmedebilir.

Avukat Mehmet Emre Ulusoy’un Notu

Cinsiyet değiştirme sürecinin her iki aşaması da kişilerin hayatında hem psikolojik hem de hukuki anlamda dönüm noktasıdır. Uygulamada sıkça karşılaştığımız en büyük hata, sürecin aşamalarında yapılan usuli hatalardır ve bu usuli hatalar davanın reddedilmesine neden olmaktadır. Bu süreçte zaman kaybı ve hak kaybı yaşamamak adına, sürecin en başından itibaren alanında uzman bir avukatla ilerlemek, hukuki güvenliğiniz için elzemdir : İletişim

Cinsiyet değişikliği sonrası nüfus düzeltme davası ve yeni kimlik tescili resmi süreci

Sık Sorulan Sorular

1. Cinsiyet değişikliği sonrası nüfus kaydının düzeltilmesi davası nedir?

Mahkemeden izin alınıp cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildikten sonra, kişinin resmi kimliğindeki cinsiyet hanesinin (erkek/kadın ibaresinin) ve nüfusa kayıtlı isminin yeni durumuna uygun olarak değiştirilmesi amacıyla açılan zorunlu tescil davasıdır. (Pembe veya mavi kimliğin resmi olarak alındığı aşamadır).

2. Kimlikteki cinsiyetin değiştirilmesi için aranan yasal şartlar nelerdir?

İkinci aşama olan bu davada mahkemenin aradığı en temel şart; cinsiyet değiştirme ameliyatının daha önce alınan mahkeme iznine dayalı olarak yapılmış olması ve bu ameliyatın amacına ve tıbbi yöntemlere uygun olarak gerçekleştiğinin resmi bir sağlık kurulu raporuyla belgelenmesidir.

3. İsim değişikliği ve cinsiyet değişikliği aynı davada talep edilebilir mi?

Evet, kesinlikle edilebilir. Usul ekonomisi gereği, cinsiyet hanesinin düzeltilmesi talebiyle birlikte, kişinin yeni hayatında kullanacağı ismin nüfusa tescil edilmesi aynı dava dilekçesiyle talep edilir. Mahkeme tek bir kararla hem cinsiyetin hem de ismin değiştirilmesine hükmeder.

4. Ameliyat sonrası açılacak bu dava kime karşı yöneltilir?

Nüfus sicillerinin doğru ve güncel tutulmasından devlet sorumlu olduğu için, nüfus kayıtlarının düzeltilmesi davaları kişinin ikametgahının bulunduğu yerdeki Nüfus Müdürlüğü’ne (hasım gösterilerek) karşı açılır.

5. Ameliyat olduktan sonra mahkeme beni tekrar hastaneye sevk edecek mi?

Evet. Mahkeme, gerçekleşen ameliyatın tıbbi standartlara ve verilen izne uygun olarak yapılıp yapılmadığını teyit etmek zorundadır. Bu nedenle dava açıldıktan sonra mahkeme sizi tekrar bir eğitim ve araştırma hastanesine sevk eder. Kuruldan “cinsiyet değişikliği ameliyatının gerçekleştiğine” dair rapor gelmeden kimlik değişimi kararı verilemez.

6. Mahkeme izni olmadan (veya yurtdışında) ameliyat oldum, doğrudan kimliğimi değiştirebilir miyim?

Bu durum uygulamada en çok karşılaşılan ve en hassas konulardan biridir. Türk Medeni Kanunu’nda “önceden izin alınması” şart koşulmuş olup bu aşamanın geçilmesi sonrasında nüfus kayıtlarının düzeltilmesi talep edilebilir.

7. Kimliğim değiştikten sonra diplomalarım, SGK kayıtlarım ve sabıka kaydım ne olacak?

Mahkeme kararı kesinleşip nüfusa işlendikten sonra T.C. Kimlik Numaranız değişmez. Eski isminize ve cinsiyetinize ait diplomalar, banka hesapları, SGK (emeklilik) kayıtları, tapular ve adli sicil kayıtları iptal olmaz. Mahkemenin verdiği gerekçeli karar ilgili kurumlara ibraz edilerek tüm bu resmi evraklar ve sistem kayıtları yeni kimliğinize göre güncellenir. Herhangi bir hak kaybı yaşamazsınız.

8. Nüfus kaydının düzeltilmesi (kimlik değişimi) davası ne kadar sürer?

Bu ikinci aşama dava, izin davasına kıyasla çok daha kısa sürmektedir. Ameliyat sonrası hastaneden istenecek teyit raporunun hızlıca alınarak mahkemeye sunulması halinde, dava genellikle 1 ila 2 celsede (ortalama 3 ila 5 ay içinde) karara bağlanmaktadır.

Türk Medeni Kanunu ve Nüfus Kanunu’na ulaşmak için : Mevzuat