İşverenin Eşit Davranma Borcu

By | 20 Şubat 2014

EŞİT DAVRANMA BORCU ve EŞİT DAVRANMA TAZMİNATI

            İş Kanunu ve Anayasa ilkeleri gereği toplumun temel ilkelerinden birisi eşitlik ilkesidir. Bu husus hem anayasada hem de İş Kanunu’nda düzenlenmiş olup işverenin işçileri arasında ayrım yapmamasına dayanır. Nitekim İş Kanunu’nun 5. Maddesinde açık bir şekilde eşit davranma ilkesi düzenlenmiştir. İş Kanunu’nun 5. Maddesi ise şu şekildedir:

            Eşit davranma ilkesi

‘ Madde 5 – İş ilişkisinde dil, ırk, cinsiyet, siyasal düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep ve benzeri sebeplere dayalı ayırım yapılamaz.  İşveren, esaslı sebepler olmadıkça tam süreli çalışan işçi karşısında kısmî süreli çalışan işçiye, belirsiz süreli çalışan işçi karşısında belirli süreli çalışan işçiye farklı işlem yapamaz. İşveren, biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça, bir işçiye, iş sözleşmesinin yapılmasında, şartlarının oluşturulmasında, uygulanmasında ve sona ermesinde, cinsiyet veya gebelik nedeniyle doğrudan veya dolaylı farklı işlem yapamaz.

 Aynı veya eşit değerde bir iş için cinsiyet nedeniyle daha düşük ücret kararlaştırılamaz.  İşçinin cinsiyeti nedeniyle özel koruyucu hükümlerin uygulanması, daha düşük bir ücretin uygulanmasını haklı kılmaz.  İş ilişkisinde veya sona ermesinde yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davranıldığında işçi, dört aya kadar ücreti tutarındaki uygun bir tazminattan başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep edebilir. 2821 sayılı Sendikalar Kanununun 31 inci maddesi hükümleri saklıdır.  20 nci madde hükümleri saklı kalmak üzere işverenin yukarıdaki fıkra hükümlerine aykırı davrandığını işçi ispat etmekle yükümlüdür. Ancak, işçi bir ihlalin varlığı ihtimalini güçlü bir biçimde gösteren bir durumu ortaya koyduğunda, işveren böyle bir ihlalin mevcut olmadığını ispat etmekle yükümlü olur. ‘

            İş Kanunu’nun 5. Maddesinde detaylı bir şekilde düzenlenen eşit davranma borcuna işveren riayet etmeli, işçileri arasında herhangi bir şekilde ayrım yapmamalıdır. Şayet böyle bir ayrımın varlığı ve tespiti halinde işveren, işçisine eşit davranma borcunu ihlal etmesi nedeniyle tazminat ödemek zorunda kalacaktır.

Hangi Hallerde İşverenin Eşit Davranma Borcu Vardır ?

            İş Kanunu’nun 5. Maddesi detaylı bir şekilde incelendiği zaman işverenin her halde ve her şartta eşit davranmak zorunda olmadığı anlamı çıkarılacaktır. Nitekim bazı şartların varlığı halinde işverenin eşit davranma yükümlülüğü söz konusudur. Bunlar :

  • Esaslı nedenler olmadıkça
  • Biyolojik veya işin niteliğine ilişkin sebepler zorunlu kılmadıkça işverenin eşit davranma yükümlülüğü söz konusu olmayacaktır.

            İşverenin, işçileri arasında dil, din, ırk, mezhep, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi düşünce vb. hususlarda ayrım yapması halinde eşit davranma borcunu ihlal ettiği sonucuna varılacaktır.

Eşit Davranma İlkesi Hangi Şartlarda Uygulanabilir ?

            İşverenlerin işçileri arasında ayrım yapması her zaman eşit davranma ilkesinin ihlal edildiği anlamına gelmemektedir. Nitekim uygulamada ve öğretide bazı şartların oluşmuş olması gerekir. Buna göre bir işverenin, işçileri arasında ayrım yaptığını iddia ediyorsak öncelikli olarak o işçilerin aynı işyerinde çalışmaları gerekmektedir. Nitekim işçilerin işyerinde bir topluluğu oluşturması, mesai arkadaşı olmaları ve statülerinin aynı olması da bu ilkenin ihlalini değerlendirirken etken olacaktır.

Eşit Davranma İlkesine Aykırılık Teşkil Eden Bazı İşveren Davranışları

            Eşit davranma borcuna aykırılık uygulamada sıkça karşılaşılmayan fakat ağırlıklı olarak din ve cinsiyet içerikli olarak karşımıza çıkan bir borca aykırılıktır. Bu hallere bazı örnekler vermek yerinde olacaktır :

  • İşçilerin bazıları için servis hizmeti verilmesine rağmen servis hizmetinden faydalanamayan işçilere yol ücreti de verilmiyorsa işveren eşit işlem borcuna aykırı davranmış kabul edilir. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2011/43670 K.)
  • Diğer işçilere zam uygulanmasına rağmen bazı işçilere zam yapılmaması işverenin eşit davranma borcuna aykırılık teşkil eder. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesi 2007/6150 K.)
  • İşçinin hamile olması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesi işverenin eşit davranma borcuna aykırılık teşkil eder.
  • İşveren, hamile olan işçileri veya evli olan işçileri başka görevlere veriyor ise eşit davranma borcuna aykırı davranmış olur.
  • Herhangi bir şekilde bazı işçilere uygulanan uygulamalar (sosyal haklar vb.) bazı işçilere uygulanmıyorsa eşit davranma borcuna aykırılık söz konusudur.
  • Bazı işçilere ikramiye verilip bir kısım işçiye ikramiye verilmemesi eşit davranma borcuna aykırılık teşkil eder. Fakat performansa dayalı bir ikramiye sistemi söz konusu ise eşit davranma borcuna aykırılık yoktur.
  • Farklı statüdeki işçilerin zam oranlarının farklı olması eşit davranma borcuna aykırılık teşkil etmez.
  • İkramiye, prim konularında tam süreli işçi – kısmi süreli işçi ayrımı yapılamaz, böyle bir uygulama eşit davranma borcuna aykırılık teşkil eder.

İşveren İşçilerine Eşit Davranmıyor ise İşçilerin Hakları Nelerdir ?

            Bir işyerinde işveren, yukarıda saydığımız hususlarda veya benzeri hususlarda işçileri arasında ayrım yapıyor ve eşit davranmıyor ise işçiler iş sözleşmelerini haklı nedenle feshedebilir, buna bağlı olarak tazminatlarını almaya hak kazanabilirler. Bu noktada işçi, hem kıdem tazminatını hem de eşit davranma borcunun ihlaline dair verilecek tazminatı almaya hak kazanacaktır. Aşağıda da sizlere eşit davranma borcuna ihlal halinde ödenmesi gereken tazminatı ve detaylarını aktaracağız :

Eşit Davranmayan İşverenin Ödemesi Gereken Tazminat : Eşit Davranmama Tazminatı

            İşveren, eşit davranma borcunu ihlal ederse İş Kanunu’nun 5. Maddesi gereğince işçinin ücretinin 4 katına kadar olan uygun bir tazminatı ödemek zorunda kalacaktır. İşçinin tazminata esas ücreti, çıplak ücret olacak ve hesaplama çıplak ücret üzerinden yapılacaktır.

            İşçi, eşit davranma borcu nedeniyle talep edeceği tazminatın yanı sıra bu süreçte mahrum kaldığı haklarını da talep edeilir.

Eşit Davranma Borcuna Aykırılık Halinde Ödenecek Tazminatta Faiz (Eşit Davranmama Tazminatında Faiz)

            İşveren, işçileri arasında eşit davranma borcuna aykırılık teşkil eden bir harekette bulunmuşsa eşit davranmama tazminatını ödemeye mahkum olacaktır. Bu tazminat, İş Kanunu anlamında bir ücret niteliğinde olmayıp tazminat niteliğinde olması nedeniyle hükmedilecek faiz oranı yasal faiz oranı olacaktır.

Eşit Davranmama Tazminatında Zamanaşımı

            Eşit davranma borcuna aykırılık halinde verilecek tazminat ‘tazminat’ niteliğinde olması nedeniyle zamanaşımı da genel hükümler çerçevesinde belirlenecektir. Buna göre zamanaşımı 10 yıl olacak ve 10 yılın geçmesiyle birlikte eşit davranmama nedeniyle talep edilecek tazminat zamanaşımına uğrayacaktır.

Eşit Davranma Borcuna İlişkin Yargıtay Kararı (Eşit İşlem İlkesi)

            Eşit davranma borcuna ilişkin aşağıda Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bir kararını iletmekteyiz :

2010/23498 E. – 2011/5236 K. (Karar Tarihi : 28.02.2011)

Dava: Davacı vekili, davacının davalı şirkete ait otel işyerinde taşeron işçisi olarak asıl işte çalıştığını, davalı ile dava dışı taşeron şirket arasındaki ilişkinin 4857 Sayılı Kanunu’nun 2. maddesine aykırı olduğunu, taşeron şirketin davalıya ait otel işyerinde işin yürütümüne yönelik herhangi bir iş üstlenmediğini ve davalı şirketin muvazaaya dayalı olarak sadece işçi temini cihetine gittiğini, hukuki ve fiili durum bu olmasına rağmen davalı şirketin, hizmet süresince davacıyı kendi işçilerine ödediği yılda 4 tam maaş ikramiyelerden ve sendikaya üye olmasına rağmen toplu iş sözleşmesi hükümlerinden yararlandırmadığını, bu durumun ayrıca 4857 sayılı İş Kanununun 5. maddesindeki eşitlik ilkesinin ihlali anlamına geldiğini belirterek, sendika üyesi olan işçiye eksik ödenen ücret, ödenmeyen ikramiye ve sosyal yardım alacakları ile eşit işlem borcuna aykırılık tazminatının davalı işverenden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, davacının 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi uyarınca yardımcı iş verilen dava dışı alt işveren işçisi olduğunu, alt işveren işçisinin asıl işverenin taraf olduğu TİS hükümlerinden yararlanamayacağını, asıl alt işveren ilişkisinin yasaya uygun kurulduğunu, asıl alt işveren ilişkisinin muvazaalı olmadığını, yasal unsurlarını taşımaması halinde asıl-alt işveren ilişkisinin geçersizliğine karar verilse dahi, alt işveren işçisi başlangıçtan itibaren asıl işverenin işçisi sayılmayacağından, istemlerin reddi gerektiğini savunmuştur.

Mahkemece, davalı işverenin 4857 Sayılı Yasa’nın 2. maddesi çerçevesinde taşerona verdiği işin asıl iş olduğu, davacının asıl işte çalıştırıldığı, davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi kabul edilmesi gerektiği, asıl işverenin kendi işçilerine sağladığı ücret ve sosyal haklar ile toplu iş sözleşmesi ile uygulamaya konulan haklardan davacının yararlandırılması gerektiği, davacının alması gereken ücret farkı alacağı, ikramiye alacağı, sosyal hak alacağı ile bu eşitlik ilkesine aykırı davranış sebebiyle de eşitlik ilkesine aykırılık tazminatının hesap bilirkişi raporundaki miktarlar ve taleple bağlılık kuralı gereği kabul gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karar: 4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesi uyarınca, bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Aynı maddenin 7. fıkrasının son cümlesi gereğince, İşletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işler dışında asıl iş bölünerek alt işverenlere verilemez.

Eşit davranma ilkesi tüm hukuk alanında geçerli olup İş Hukuku bakımından işverene, işyerinde çalışan işçiler arasında haklı ve objektif bir neden olmadıkça farklı davranmama borcu yüklemektedir. Bu bakımdan işverenin yönetim hakkı sınırlandırılmış durumdadır. Başka bir ifadeyle işverenin ayrım yapma yasağı, işyerinde çalışan işçiler arasında keyfi biçimde ayrım yapılmasını yasaklamaktadır. Bununla birlikte, eşit davranma borcu, tüm işçilerin hiçbir farklılık gözetilmeksizin aynı duruma getirilmesini gerektirmemektedir. Bahsi geçen ilke, eşit durumdaki işçilerin farklı işleme tabi tutulmasını önlemeyi amaç edinmiştir. Öte yandan anılan ilke, hakların sınırlandırılmasına değil tesisine hizmet eder. Eşitlik ilkesi aynı durumda olan işçiler yönünden geçerlidir. Başka bir anlatımla işverenin, farklı konumda olan işçiler bakımından eşit davranma yükümü yerine, yönetim hakkı kapsamında farklı davranma serbestisinden söz edilir.

İşverenin işçileri arasında eşit işlem yapma borcundan söz edebilmek için hiç şüphesiz işveren ile arasında iş ilişkisi kurulmuş olan işçilerin varlığı gerekmektedir. Eşitlik ilkesine uygun davranılıp davranılmadığını belirlenmesinde bu yönde bir iddiayı ileri süren işçi ile aynı işverene bağlı olarak, aynı ya da benzer işte, aynı ya da benzer verim ile çalışan, eğitim dereceleri aynı ya da benzer olan, kıdemleri eşit olan, kısacası objektif ve subjektif nitelikleri itibarıyla karşılaştırılabilir iki veya daha fazla işçi bulunmalıdır.

4857 sayılı İş Kanunu sistematiğinde, eşit davranma borcu, işverenin genel anlamda borçları arasında yerini almış ve kanunun 5. maddesinde düzenlenmiştir. İşverenin eşit davranma borcuna aykırı davranmasının yaptırımı maddenin 6. fıkrasında belirtilmiştir. Anılan hükme göre işçinin dört aya kadar ücreti tutarında bir ücretten başka yoksun bırakıldığı haklarını da talep imkanı bulunmaktadır. 4 ay üst sınır olduğundan tazminatın 1 ile 4 ay arasında hakim tarafından ihlalin ağırlığına, işçinin kıdemine göre belirlenmesi isabetli olacaktır.

Asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı eşit işlem yapma borcu bulunmamaktadır. Alt işverenin işçileri ile asıl işveren arasında iş sözleşmesi bulunmadığından alt işverenin işçileri, eşit işlem yapma borcuna dayalı olarak asıl işverenden herhangi bir talepte bulunamazlar. Eğer bu ilişki muvazaaya dayanıyorsa kanunun açık hükmü gereği alt işverenin işçileri başlangıçtan beri asıl işverenin işçiler sayılacağından, işçiler eşit işlem yapma borcuna dayalı olarak da asıl işverenden yasal haklarını talep edebileceklerdir.

Anayasanın 141. maddesinde, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılacağı açıklanmış, aynı zorunluluk HUMK’un 388. maddesinde de düzenleme altına alınmıştır. Anılan yasal düzenlemede yargıcın, uyuşmazlık konusu olan olay hakkında tüm kanıtları toplaması, tartışması, bu kanıtlardan hangilerine değer vermediğinin nedeni, hangilerini üstün tuttuğunun dayanaklarını değerlendirdikten sonra bir sonuca varmasının zorunlu ve gerekli olduğu vurgulanmıştır. Böyle bir yöntemin izlenmesi durumunda ancak kararın gerekçeli olduğunun kabul edilebileceği sonucuna varılabilir. Hükmü kuran yargıcın böyle bir yöntemi izlemesi halinde maddi olgularla hüküm fıkrası arasında bir bağlantı kurulmuş olabilecektir. Ayrıca gerekçe sayesinde kararın doğruluğu denetlenmiş ve davanın yanları tatmin ve inandırılmış olacaktır. Tüm bunlardan başka ve en önemlisi adil bir yargılamanın yapıldığı sonucuna varılacaktır. (Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2007/20517 Esas, 2008/12483 Karar sayılı ilamı).

Davalı işverenin otel işletmeciliği konaklama ve eğlence işyerleri iş kolunda kalmaktadır. Otel, pansiyon, lokanta, büfe, pastane, kahvehane gibi konaklama, dinlenme ve yemek yerleri ile sinema, müzikli ve müziksiz her türlü eğlence yerleri, plaj, açık ve kapalı spor yerleri, hipodromlar, hamamlar, kaplıcalar, içmeceler, turistik tesislerde yapılan işler bu iş kolu kapsamındadır. Davalı işverenin otel hizmeti kapsamında alt işverene verdiği hizmetlerden genel temizlik, garaj ve otopark ile güvenlik hizmetleri yardımcı işlerden olması nedeni ile bu şekilde kurulan alt asıl işveren ilişkisi yasaya uygundur. Ancak bu hizmetlerin dışında verilen Restaurant ve Bar, Garson, Komi, Oda temizliği gibi hizmetler otel işletmeciliğinin asıl işlerindendir. Bu hizmetlerin verilmesi için işletme ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren bir olgu olması gerekir. Davalı işveren bu olguyu kanıtlayamadığı gibi asıl işlerini bir şirketten işçilik temini sureti ile aldığı anlaşılmaktadır. İşçilik temini yasada yer alan bir uygulama değildir. Bu nedenle mahkemece davacı işçinin başlangıçtan beri davalı işçisi sayılarak Toplu İş Sözleşmesi’nin tarafı sendikaya üye olması nedeni ile davacı işçinin Toplu İş Sözleşmesi’nden yararlandırılması, bu şekilde fark ücret, ikramiye ve sosyal yardım alacaklarının hüküm altına alınması isabetlidir.

Ancak eşit işlem borcuna aykırılıktan dolayı tazminatın gerekçesiz hüküm altına alınması ve madde uyarınca 4 aya kadar üst sınır belirlendiğinden miktar olarak belirtilmemesi doğru görülmemiştir. Mahkemece eşit işlem borcuna aykırılık tazminatının neden kabul edildiği gerekçelendirilmeli ve bu tazminatın bir ile dört ay arasında ne kadar olması gerektiği miktar olarak belirlenmelidir.

KARAR : Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.02.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Incoming search terms:

  • işverenin eşit davranma borcu
  • eşit davranmama tazminatı

66 thoughts on “İşverenin Eşit Davranma Borcu

  1. mehmetemreulusoy Post author

    Merhaba,

    Size mobbing uygulanmaktadır. Mobbing yapıldığı iddia edilerek iş sözleşmeniz feshedilebilir ve tazminat talep edilebilir.

    Reply
  2. ceyhun

    Mağazacılık yapıyorum. Sözleşmem eski şirketime ait.14 aydır eski şirketimi bütün haklarıyla devralan yeni şirketimde çalışıyorum.Bu şirket, eski çalıştığım şirket hariç bir firmayı daha devraldı.3 ayrı sirket çalışanı aynı çatı altında çalışmaya başladı.iş sözleşmelerinden doğan aynı pozisyondaki mesai arkadaşlari arasında maaş farkları var.işveren yıllık zam oranlarını maaşı çok olana az, az olana çok vererek dengelemeye çalışıyor.% 4 zam yapılmış.Yıllık enflasyondan bile daha az.işverenin böyle bir hakkı var mı? Bu durumdan dolayı sözleşme tazminatı olarak feshedilebilir mi?

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      Bahsettiğiniz üzere işveren işçiler arasındaki dengeyi sağlamaya çalışıyor. Eşitlik ilkesine aykırılık teşkil eden bir durum mevcut ise tarafımıza detaylıca mail atabilir, evrakları ulaştırabilirsiniz.

      Reply
  3. ahmet

    merhabalar.
    ben eşimin tayininden ötürü ikamet değiştirmek durumunda kaldım . adana merkezde ikamet ediyordum yeni ikamet adresim ceyhan. fakat fabrikanın ceyhana servisi olmamasından dolayı işe kendi aracımla gidip gelmek durumunda kalıyorum. bir yılı aşkın süredir bu durum böyle. ve kesinlikle de servis verilmeyeceği söyleniyor. benim dışımda 4-5 kişi daha bu şekilde işe gidip geliyor. birinci sorum bu durum eşitlik ilkesine aykırı bir durum mu ? ikinci sorum ben yol ücretini talep etme hakkına sahip miyim ? 300 ün üzerinde çalışanı var fabrikanın bunuda belirtmek istedim. teşekkürler.

    Reply
  4. ahmet

    bir sorum daha olacak. bu yıl verilen zamlarda geçen yıl olduğu gibi çok adaletsiz şekilde verildi. geçen yıl verilen zam taban oranı %8 – üst sınırda %16 gibi birşeydi. şimdi biz mdf olarak kendi içimizde de bölümlere ayrılıyoruz . yüksek zam alan bölümlerde üretim riski var denilerek oraya yüksek zam uygulandığı söyleniyor. sanki biz kadrolu çalışan değilde taşeron muamelesi görüyoruz. bu yıl ki zam daha da bir farklı şekilde uygulandı . aynı işi yapan toplam 8 kişiyiz ve 4 kişi %12.5 alırken diğer 4 kişi %20 nin üzerinde zam aldı . nedeni ise performansa bağlanıyor bir arkadaşım iş kazası geçirdiğinden dolayı 4-5 ay kadar rapor kullandı bende belimde fıtık olduğundan ara ara rapor alıyorum. biz bu raporlardan dolayı böyle olduğunu düşünüyoruz açıkçası. çünkü eksik çalışma iş yavaşlatma gibi bir durum söz konusu değil . vardiyaları 2 kişi tutuyoruz karışık olarak. kimse tek başına iş yapamaz zaten. yani performans ile alakasız bir durum söylemek istediğim. bu durum da da bir aykırılık var mı ? var ise neler yapabilirim ? teşekkürle.

    Reply
  5. Haluk

    bu yıl aldığımız zamda herkese yapılan 400 tl zam.bize 25 tl zam yapıldı. iş yeri konumu ve maas bildirge zarfında A SINIFI MAKİNE USTASI ve yapılan zam yazıyor. A SINIFI MAKİNE USTASI diğer arkadaşlarım (yaklaşık 30 kişi) 400 tl ve üzeri zam alırken biz 4 kişi 25 tl aldık. suçumuzda zam istemek başkalarının sesi olmak. kuçuk düşürme, ustalık yaptırmama,gibi davranışlarada maruz kaldım. şimdi kıdem ihbar ve manevi tazmitat davası açabilirmiyim.?Haklarım nedir? teşekküler

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      eşitsizlik nedeniyle iş sözleşmenizi feshedebilir buna bağlı olarak kıdem ve diğer haklarınızı talep edebilirsiniz. İhbar tazminatı hakkınız maalesef yoktur.

      Reply
  6. ali

    Calistim is yerinde personel arasi iliski yasak sadece iliski yok ama whatsaapda ayni isyerinde baska arkadasima duygularim paylastigim diye isten cukralmaya zorlandim o kisinde ayni isyerinde sevgilisi var heroes biliyor cikartlmiyor

    Reply
  7. sinem

    aynı işi yapan, aynı kıdeme sahip işçiler arasındaki ücretin farklı olması eşit davranmaya aykırılık teşkil eder mi? bu sebeple iş akdini feshettiğimiz zaman ücret farkı talep edebilir miyiz? bir de kıdem tazminatı talebimizin olması halinde hesaplama işçinin sol aldığı ücretten mi hesaplanır yoksa alması gerektiği iddia edilen ücret üzerinden mi hesaplanır?

    Reply
  8. piraye

    Kamuda taşeron işçi olarak çalışmaktayım. bağlı olduğumuz şirkette aynı işi yaptığımız çalışan arkadaşlarımız ile aramızda işveren uygulaması bağlı farklılık mevcut. örnek ( haftalık çalışma saatimiz 45 (yemek saatleri çalışma saati olarak kabul edilmediğinden eksik çalışma saati uygulamasına tabi tutuluyoruz) Mevcut sorun bu uygulamanın 70 çalışandan sadece 40 kişiye uygulanması. Bu eşitsizliğe karşı yasal hakkım nedir? teşekkürler.

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      Eşitsizlik nedeniyle iş sözleşmenizin feshine gidebilir, eşitsizlik nedeniyle tazminat davası açabilirsiniz fakat burada işverenlerin farklılığı söz konusu. Bu nedenle davanızın reddedilmesi muhtemel.

      Reply
      1. piraye

        İşverenlerin farklılığı söz konusu derken? Biz aynı şirkete bağlı 70 taşeron işçiyiz ve işverenlerimiz aynı.

        Reply
  9. hakan altun

    Merhaba, ben özel sektör çalışanıyım .iş sözleşmesi vs gibi herhangi bişe yok . şirketimde ücret eşitsizliği sıkıntısı yaşıyorum. bulunduğum bölüm( satış pazarlama ) 4 kişiyiz, diğer çalışanlarına göre +/- 2.500tl düşük ücretle çalışıyorum. prim sistemi, başarı değerlemesi yok, düz maaş alıyoruz. eğitim düzeyimiz aynı hatta birinin hem kidemi hem eğitim seviyesi benden daha aşağılarda (torpilli) fakat maaşı 2.000 tl yukarıda . 8 senedir çalışmaktayım. sıkıntımı patrona 3 kez aktardım, 2 sinde tamam diyerek oyaladı 3.sünde tersledi. bu sebepten hakkımı hukuki yolla almak istedim . “eşit iş eşit ücret” kanunu nu duydum . Bu şekilde Maaş denkleştirmesi ve geçmişe yönelik maaş farkımı tahsil etme durumum söz konusu olabilir mi ?
    -eksik belirttiğim yada merak ettiğiniz farklı hususlar varsa sorularınızı ve cevaplarınızı bekliyorum .

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      İşverenlerin sözleşme özgürlüğü söz konusudur. İşçileriyle dilediği gibi sözleşme yapabilir, maaş tayin edebilir. Şayet çalışma süreniz boyunca bahsettiğiniz kişilere zam yapılırken size zam yapılmamışsa burada eşitliğe aykırı bir işlem söz konusu olacaktır.

      Reply
  10. cem

    Yaklaşık 3 yıldır Çalıştıgım firmada 20 personelden 17 sı zam alırken biz 3 personele zam yapılmadı bu durumda eşitsizlik ilkesinden dolayı iş sözleşmesini fesh edip tazminat alabilrmiyim.

    Reply
  11. erkan

    Emre bey
    çalıştığım şirket istabul,izmir,ankara illerinde çalışan kişilere farklı yemek ücreti diğer illerde çalışanlara daha düşük yemek ücreti yatırmaktadır
    bu durum çalışanlar arasında eşitlik ilkesine ayrımıdır ?
    bilgilendirme yaparsanız sevinirim
    iyi çalışmalar

    Reply
  12. gül

    Merhabalar,
    Benm ilk basladigim senede maasim1250tl idi sonra 1500 tl ololdu.mudur yardimciyla sorunlar yasadim department degistirmek istedim dilekce verdim.ama bi sekilde kaldim departmentlar ddolmus.bu sene ise 1500tl idi 1650tl yaptlar diger yeni giren arkadssima 1200tl 1500tl yaptilar .maas gizliligi var ama biz bi sekilde ogrendik .izinde oldugum icin imzalamadm kagidi.kagidi.imzalamazsam isden atilirmiyim yoksa itiraz dilekcesimi verim

    Reply
  13. gül

    Mehmet Bey,
    kendimi nasil savunabilecegim
    istifa etmeyi düşünüyorum
    eşitsizlik den dolayi

    Reply
  14. Mehmet

    Merhaba
    2 yıl önce bir şirkette yönetici olarak işe başladım.Maaş konusunda anlaştık.İşe başladıktan sonra işyerinde çalışan eski çalışanlara yılda 2 defa ikramiye uygulamasının olduğunu 1 defada performansa dayalı prim ödendiğini ama yeni başlayanlara ise bu uygulamanın kişiye göre keyfi olarak değişerek uygulandığını gördüm.Sorumluluğu benden çok az olan bir memur bile yıllık toplamda benden daha fazla gelir elde ediyor.Bu eşitlik ilkesine aykırılık teskil etmez mi?

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      İşveren her işçisi ile farklı anlaşmalar yapabilir. Sizinle prim hususunda bir anlaşma yapılmamışsa eşitlik ilkesine aykırılık teşkil etmeyecektir.

      Reply
  15. Erdinç

    Merhabalar 9 yıldır çalıştığım işyerinde yaklaşık 400 kişi çalışmakta ve bu yıl herkeze zam yapıldı bir tek bana hiç zam yapılmadı konuştum nedeni ni sordum rapor almışsın dediler belimden eahatsızlığum nedeniyle raporlarım var beni tazminatsız çıkartmak istiyor müdür ne yapmalıyım 5. Madde benim durumuma uygun mu razminatımı nasıl alırım lütfen yardımcı olun. Teşekkürler.

    Reply
  16. Aziz

    Merhaba emre bey biz bir kamu bankasında taşeron şirket üzerinden ö.g.g olarak çalışıyoruz ve yaklaşık 3 yıldır zam almıyoruz bankamızın kendi kadrolu güvenlikleride var (sayılarını tam net bilmiyoruz) ve onlar bankanın her türlü imkanlarından faydalanıyorlar ve her sene zamlarını alıyorlar ve sendikadayada üyeler ama bizler olamıyoruz burda şahsi kanaatinizce bir eşitsizlik varmıdır yardımcı olursanız seviniriz tşk ler.

    Reply
  17. Banu Altan

    Merhaba
    Şişecam’ın bir fabrikasında taşeron üzerinden askeri ücretle “Yurtdışı jojistik sorumlusu” olarak çalışıyorum. Emsal işimi yapan kişiler benim 2,3 katı kadar maaş, yılda 4 maaş ikramiye, yakacak yardımı, bayram harçlığı v.b. ek ücretler almaktadırlar ama ben bunların hiç birisinden faydalanamıyorum. Evlilik yaparak kıdem tazminatını alarak şuanda işten ayrıldım. Geçmişe dönük eşit davranma ilkesine ve ikramiye, yakacak yardımı v.s ücretler için dava açabilir miyim? Eğer açarsam kazanabilir miyim?
    Yardımınız içim şimdiden teşekkür ederim.

    Reply
  18. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

    Merhaba,

    Satış konusunda firmanızın nasıl çalıştığı önemli. Size bu siparişleri mecbur kılıyor iseler dediğiniz gibi bir ihtarname çekerek durum hakkında işverenden girişimde bulunmasını isteyebilirsiniz.

    Reply
  19. Kadir

    Şimdi… ben 1.5 yıldır çalıştığım firmada, bir kaza sonucu rapor tutturmadim ve ameliyat oldum… akabinde 3 aylik bu rapor sürecinde fabrikada her işçiye düzenleme adı altında zam yapıldı ama ben diye bana zam yapılmadı ki altımda ki 3 işçiye bile zam yapılmış krn benim maasim aynı detaylı olarak ne yapabilirim… Bu durumda ki yasal hakim nedir şu an Bölüm de 5 aylik isci benden 150 200 lira fazla para alıyor…

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      Eşitlik ilkesine aykırı davranıldığı için iş sözleşmenizi feshedebilir ve kıdem tazminatınızı alabilirsiniz. İş sözleşmenizi feshetmek istiyor iseniz tarafımıza iletişim bölümünden ulaşabilirsiniz.

      Reply
  20. afsin yataganbaba

    Selamlar.

    Bir ilac firmasinda calisiyorum. Bir is yerinden sirket karti ile alisveris yapip fisi firmaya ibraz ettim. Ayni is yerinden ayni yerde calisan diger 5 kiside ayni sekilde ayni alisverisi yapip ibraz etti. Firma fisin uygun olmadigini bahane edip beni 25/2 maddesince atti. Diger arkadaslar calismaya devam etti. Davam goruldu. Diger calisan 2 arjadas mahkemede sahitligimi yapti. Bizde ayni sekilde alisveris ettik bize bisiy demediler dedi. Mahkeme davami kabul etti. Temyize gitti sirket. Hakim esitlilik ilkesine aykiri olma ve davalinin neden kabul etmedigini aciklayamamasi ve sahit getirememesi yuzunden benim ise donusumu verdi. Sizce temyjz onaylanirmi

    Reply
  21. ali sevinç

    Merhaba ben Darphane de kamu işçisi olarak çalışmaktayım. 2013 de Darphane işçileri greve çıktı ben greve çıkmadım.Grev bittikten sonra sendikalar kanunun 39 uncu maddesine göre greve katılmayan işçi Toplu İş Sözleşmesinde greve katılmayan işçi aksi hüküm olmadıkça faydalanamaz ibaresi mevcuttur.Dolaysıyla ben T.İ.S den faydalanamadım.Bunun üzerine sendikadan istifa ettim ayrıca dayanışma aidatıda ödmiyorum.Sendikaya üye olmak istemiyorum dayayanışma aidattıda ödemek istemiyorum.Bu sebebten dolayı 01/01/2013 ten bu yana Kamuda çalıştığım halde hiç zam alamadım.Bu konuda beni bilgilendirirmisiniz. SAYGILAR.

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      Sendikalı olmaz iseniz haklardan da faydalanamazsınız. İşçiler olarak birlikte hareket etmediğiniz sürece zam da almazsınız, normaldir.

      Reply
  22. Hediye

    Merhaba işyerim benden önce çalışanlarına günlük iki saat süt izni kullandırmış olmasına rağmen bana 1,5 saat yasal süt izni kullandırıyor yasal haklarım nedir dava açabilir miyim

    Reply
  23. Murat esmer

    Merhaba

    Özel bir şirkette mali müşavirlik belgesine sahip muhasebe yetkilisiyim.İşyerimiz İstanbul sınırları içinde adres değişikliği yaptı.İşe gidip gelme konusunda sıkıntılar yaşamaktayım.Ayrıca şirketimiz aralık ayında muhasebe ve finans müdürü alımı yaptı.Yeni alınan müdür ile aramızdaki ücrettte bariz fark var.Kendisi de mali müşavirlik belgesine sahip.
    Adres naklinden dolayı veya yeni alınan personelin ücretinden dolayı tazminatlı istifa hakkına sahip miyim?
    Teşekkürler

    Reply
  24. mehmet

    merhaba Mehmet bey ben bir kamu bankasında taşeron işçi olarak asıl işi yapıyordum. 07.12.2015 tarihi ile performans düşüklüğü sebebiyle iş akdime son verildi. asıl işveren işçileri yılda 4 maas ikramiye ve yılda bir 3 maaş temettü alıyorlar. Biz alt işveren işçileri ise bu uygulamadan yararlanamıyorduk. Bunun için işe iade davasının yanına eşit davrnmama davası acabilirmiyim? acarsam bu haklardan geriye dönük yararlana bilirmiyim ? bilgi verirseniniz cok sevinirim

    Reply
  25. mehmet

    Merhaba ben bir sitede kapıcı olarak çalışıyorum sormak istediğim ben 84 dairelik iki binaya bakıyorum
    Arkadaşlarım 34 dairelik tek binaya bakıyor.ama aynı maaşı aliyoruz acaba eşitlik ilkesine aykırımi
    Teşekkür ler

    Reply
  26. Celal

    Merhaba.
    Fabrikada bölümümüzde 20 kişiden fazla çalışan var.
    10 küsür yıldır 6 kişi 2 li vardiya düzeninde çalışıyorken , geri kalanlar ise 3 lü vardiya düzeninde çalışmaya devam ediyor.
    Bütün çalışanlar aynı seviyede olduğu halde,
    amirin yeni çalışanın iş alışma dönemine dikkat çekerek aynı kişilerde ısrar etmesi Eşit çalışma ilkesine aykırı mı ?
    Teşekkürler.

    Reply
  27. Celal

    Asgari ücret artışı nedeni ile 5 yıldan fazla çalışanlar arasında fark kapandı. Bu nedenle işçiler Sözcü seçerek bu Sözcü’ler eşliğinde fazla mesaiye kalmama eylemi yapmaktadır. (Sendika mevcut fakat bu oluşum sendika dışında gerçekleşmektedir)
    Gelenlerin isimleri elektronik ortamda sosyal ortamlarda yayınlanıp sonucundada toplumda açıktan hakaret edilmektedir.
    Bu durumda işverenin baskısı altında mesaiye çağırılmaktayız.
    Gelmeme durumunda tutanak tutulması veya işten çıkarılması gündeme geliyor.
    Tavsiyeleriniz ve izlememiz gereken yol ne olmalıdır.
    Bu sebepten ötürü İşten atılma durumunda Mahkeme için sunulabileceğini neler olabilir.
    Teşekkür ederim.

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      İşveren fazla mesai hususunda işçilerden yazılı onay almışsa mesaiye kalmamanız aleyhinize sonuçlar doğurur. Bu nedenle sendika ile hareket etmenizi öneririm.

      Reply
  28. Ali

    Merhaba Emre Bey,

    Çalıştığım işyerinde benimle aynı görevde olan farklı ilde çalışan personellere %15 zam yapılırken bana % 7 zam yapılıyor. performans puanlarım o ilde çalışanlardan her zaman daha yüksekti. sebep olarak benim 1700 tl maaş alırken onların 1500 alması gösteriliyor. Diğer iller çalıştığım firmanın şubesi gözüküyor.. bu durumda yapabileceğim bir şey varmı

    Teşekkür Eedrim

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      İşveren eşit iş yapan işçiler arasındaki maaşları düzenleme hakkına sahiptir. Fakat yapılan zamlar neticesinde diğer işçilerin maaşları sizin maaşınızdan yüksek olmuşsa eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edecektir.

      Reply
  29. Mehmet

    Mehmet bey merhaba,

    Benim sorum su olacak ben kurumsal bir firmada vardiya muduru pozisyonunda calismaktayim gecen yil disiplin ihlali sebep gosterilerek tutanak tutuldu bu sebeple zam alamadim.Calistigim firmada performans degerlendirme sistemi var buna gore 1 beklenenin altinda 2 beklenen duzey 3 beklenen uzeri 4 ustun notlariyla puan veriliyor 2 donem degerlendirilerek buna gore benim ortalamam beklenen duzeyde olmasina ragmen bu yil cikardiklari bir hesaplama sistemi ile kendi belirledikleri ortalamanin altinda kaldigimi belirterek zam yapmadilar fakat ayni pozisyonda calisan bazi arkadaslarima ise o ortalamayi gectikleri icin zam yapmislar,bu sebeple ayni pozisyonda ayni rutbede olmamiza ragmen aramizda ucret farki bulunmakta buna gore sozlesmemi fesih etme ve kidem tazminati alma hakkim varmidir nasil bir yol izlemeliyim?cevaplarsaniz sevinirim simdiden tesekkurler.

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      Performans değerlendirmesi sonucu eşitlik ilkesine aykırılık söz konusu ise iş sözleşmenizi feshedebiliriz fakat performans değerlendirmesi neticesinde zam artırımı yapılıyor ise işverenin işletmesel kararı olarak değerlendirilecektir.

      Reply
      1. Mehmet

        Emre bey merhaba,

        Performansa dayali zam yapiliyor yani bu yil boyle bir sisteme gectiler onceki yillarda direk etki etmiyordu performans sirket ici not sisteminde 1 notu beklenen alti,2 notu beklenen duzey benim ortalamam 2.25 e denk yani beklenen duzey buna ragmen hesaplama sistemini degistirdikleri icin bolge ortalamasinin altinda kaldigim gerekce gosterilerek ve kisisel kanaat kullanilip merkez tarafindan zam yapilmadi benim tam olarak ogrenmek istedigim zam sistemi degil tabiki isletme istedigi sekilde zam orani belirleme hakkina sahiptir bu zamlar neticesinde ayni pozisyondaki gorev yaptigim bir calisanla aramdaki ucret farki 250-300 tl civari fahis bir farka denk geliyor benim suan aldigim ucret bir alt pozisyonla hemen hemen ayni maas bu esitlik ilkesine aykirilik tesgil etmezmi ayni pozisyonda olan baska bir calisanla aramdaki bu duzeyde bir fark.Cevabiniz icin simdiden tesekkurler.

        Reply
  30. Enes

    Merhaba Emre Bey
    Çalıştığım Firmada 2 arkadaşım anlaşarak tazminatlarını aldı bende talep ettim ancak bana tazminatımın yarısını verebileceklerini söylediler. Ben de diğer arkadaşlar gibi tam tazminat almam mümkün mü ayrıca bir arkadaşımız firmamız devredildi ve önceki haklarımız verilmediğinden dava açtı ve olumlu sonuçlandı bu dava emsal teşkil sayılır mı? Buna istinaden dava açabilirmiyim.( özel salık sigortamız vardı ve bunun vemiceklernden bizden imza aldılar ben bu imzayı attım)

    Teşekkür ederim

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      İşveren tazminatınızı ödemiyor ise tek yolunuz yargıya başvurmak. İstanbul’da çalışıyor iseniz iletişim bölümünden bize mail atınız.

      Reply
  31. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

    Merhaba,

    Mobbing olduğunu düşünüyor iseniz bu hususta mümkün olduğunca yazılı deliller elde etmeye bakınız. Sizlere bir uyarı yapılıyor ise mümkün olduğunca yazılı bir şekilde işveren ile iletişime geçin. Sözlü olarak iletişime geçmeniz ve bu uyarıları sözlü olarak almanız halinde dava sürecinde kanıtlama zorluğu yaşıyoruz.

    Reply
  32. Kadir

    Merhaba Mehmet Bey,

    Bende bir holdingin muhasebe departmanında çalışmaktayım. Bu holdinge bağlı bir çok firma var. Ama işverenlerin hepsi de aynı. Ortaklar aynı. Bize 2016 yılında bir kuruş bile zam yapılmadı. Geçen diğer firmalarımızın bordrolarına bakarken ne göreyim. Mayıs ayında diğer firmada çalışanlara mühendisinden tutun temizlikçisine kadar zam yapılmış. Dediğim gibi bize kuruş zam yapılmadı. Burada eşit davranma borcuna aykırılıktan söz edebilir miyiz? Ben bu işi dava konusu yapabilir miyim? Yaparsam sonucu ne olur tahminen? Dava ne kadar sürebilir. Bilgilendireceğiniz için şimdiden teşekkürlerimi sunarım.

    Reply
    1. Av. Mehmet Emre Ulusoy Post author

      Merhaba,

      Her ne kadar holdingte çalışıyor olsanız da şirketlerin farklı olması burada eşitsizlik yapıldığı anlamına gelmemektedir.

      Reply
  33. seçkin elbay

    merhaba.bır kamu kurumunda taseron fırmada ozel güvenlik olarak çalışmaktayım.350 personelız.348 i sendıkaya uye oldu ama o sendıka şirketımız fetocu çıkıp fesıh edılınce sendıka da gıttı fakat gıtmeden once fazla mesaı,yıllık ızınler sosyal yardımlar bayram mesaılerı ıle ılgılı işlemlerı bıtırmıs ve arkadaslarım bu haklarını alacaklar,1000 ile 2000 arası bı para tutuyor.bu benım ve dıger uye olmayan arkadasımında hakkı değilmi,bu normal şartlarda odenmesı gereken fazla mesaı ve ucretlerdır,illa sendıka ıle mı alınması gerekıyor,bıze odemesse çalıştıgımız kurum. ne yapmalıyım.saygılar.cevabı mail adresıme de atabılırmıısnız.

    Reply

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir