Ortaklığın giderilmesi davası paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi malların paydaşları/ortakları arasındaki hukuki ilişkiyi sonlandıran, ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı ve her iki taraf için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Uygulamada izale-i şuyu davası olarak bilinen bu davalarda mirasçılar/paydaşlardan her biri bu davayı açabilir ve ortaklığın giderilmesini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde davacı olan mirasçı/paydaş ın, ortaklığın giderilmesi talebini sunarken seçimlik hakları mevcuttur ve bu seçimlik haklar şu şekildedir :
“Ortaklığın Giderilmesi Davasının genel işleyişi, masraflar ve süreç hakkında kapsamlı bilgi için [Ana Rehberimize Buradan] ulaşabilirsiniz.”
Davacı olan mirasçılar veya paydaşlar, yalnızca bir yolu seçebileceği gibi terditli olarak da bu taleplerini sunabilir. Bu noktada ilgili yazılara ilişkin detaylı yazılarımızı okuyabilirsiniz.
Arsanın Bir Kısmının Ortaklığının Giderilmesi Mümkün Mü?
Uygulamada birçok kişi ortaklığın giderilmesi hususunda hatalı taleplerle mahkemelere başvuru yapmakta ve bu başvurular olumsuz sonuçlanabilmektedir. Ortaklığın giderilmesi davasında davacı taraf paylaşılmasını istediği taşınmazın tamamının paylaşıma dahil edilmesini istemelidir. Taşınmazın yarısının, çeyreğinin, belirli bir kısmının dava konusu yapılması mümkün değildir. Davayı açan mirasçı/paydaş, paylaşılmasını istediği taşınmaza veya taşınmazlara ilişkin bilgi ve talebi somut ve açık bir şekilde yapmalı ve paylaşımın da ne şekilde yapılmasını istediğini dava dilekçesine eklemelidir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1996/6-350 Esas ve 1996/450 Karar numaralı ilamında bu hususa şu şekilde açıklık getirmiştir :
Taşınmazdaki bir kısım payın ortaklığının giderilmesi mümkün değildir. Gerek M.K.nın hükümleri gerekse Usul Hükümlerine göre ancak bir malın bütününün ortaklığın giderilmesi istenebilir. Bu itibarla davanın taşınmazın ortaklığının giderilmesi davası olarak kabul edilmesi zorunludur. Böyle olunca taraflar dışında kalan diğer tapu paydaşlarının davaya dahil edilmelerinin sağlanması ve böylece taraf teşekkülünün tamamlanması, taşınmazın tamamının taksiminin kabil olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi icap eder. Bundan zühul olunarak taşınmazdaki bir kısım payının ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI :
Hukuk Genel Kurulu’nca İncelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), oyçokluğu ile karar verildi.












Emre Bey Merhaba huzurda bir davamız var elbirliği ile murisin hissesinde ortakların açtığı ancak mahkeme murisin dışındada taşınmazsın paydaşları olduğu için onlarında davaya dahil edilmeleri için davacı vekile 2 hafta kesin süre verdi, davacı vekili talepte bulunmus “Sayın Mahkemenizde görülmekte olan dava müvekkillerimize muristen intikal eden hisse üzerindeki ortaklığın giderilmesinden ibarettir. Bu davanın ilk duruşmasında beyan edildiği üzere taşınmazın bulunduğu parsel üzerindeki diğer hissedarların davaya dahil edilmelerine hukuki olarak gerek bulunmamaktadır. Zira dava konusu taşınmazın bulunduğu parselde müvekkillerimizin murisi ile diğer hissedarlar arasında paylı mülkiyet ilişkisi bulunduğundan müvekkillerimize intikal eden hissenin tek başına satılmasında hukuki açıdan bir mani bulunmamaktadır”
mahkeme şimdi bu talep üzerine sadece murisin payını satar mı yoksa hukuken bu mumkün değil mi sizin dediğiniz üzere
Merhaba,
Tapu kayıtlarını incelemek gerekir lakin uygulamada taşınmazın tamamı dahil edilmelidir. Muhdesatın aidiyetinin tespitini Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimi talep edebilir lakin etmemiş, bu nedenle ara karara uyulması yerinde olur.
Merhaba avukat bey. Babamdan kalan miras arsaya hissedarların sözlü iznini alarak ev yapmıştım, yine hissedarların bir kaçı da aynı şekilde ev yaptı. Ancak anlaşmazlık oldu ve hissedarlardan biri izela-i şuyu davası açtı. Bu durumda ihalede satış durumunda benim hisseli arsa üzerindeki evimin değeri tahsis edilecek mi yoksa muhdesatın aidiyeti davası mı açmak mı gerekir? Teşekkürler.
Merhaba,
Anladığım kadarıyla davanız açılmış ve henüz satış yapılmamış, dolayısıyla muhdesatın tespit edilmesi ve dava açılması gerekmektedir. Satış yapıldıktan sonra bu davayı açamazsınız.
Merhaba Avukat bey, harici satış sözleşmesi olan bir yerin ifrazı mümkün değilse mahkeme paylı mülkiyet kurar mı, yoksa ifraz mümkün değil deyip ret mi eder ?
Merhaba,
Ortaklığın giderilmesi davasında ifraz talep edilirse ve bu mümkün değilse talebe göre işlem yapar ve satış yoluyla ortaklığın satış yoluyla giderilmesine karar verilir.
Merhabalar Avukat Bey.
Ortaklığın giderilmesi davasında satış kararı verildikten sonra; satış aşamasında hissedarlar bir diğer hissedara karşı birleşip satışa tek alıcı şeklinde teklif verebilir mi?
Merhaba,
Satış aşamasında ihaleye her bir birey katılabilir. Birlikte katılma usulü yoktur fakat aranızda yapacağınız bir anlaşma ile o şekilde hareket edebilirsiniz.