Ortaklığın giderilmesi davası paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi malların paydaşları/ortakları arasındaki hukuki ilişkiyi sonlandıran, ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan iki taraflı ve her iki taraf için benzer sonuçlar doğuran davalardır. Uygulamada izale-i şuyu davası olarak bilinen bu davalarda mirasçılar/paydaşlardan her biri bu davayı açabilir ve ortaklığın giderilmesini isteyebilir. Türk Medeni Kanunu çerçevesinde davacı olan mirasçı/paydaş ın, ortaklığın giderilmesi talebini sunarken seçimlik hakları mevcuttur ve bu seçimlik haklar şu şekildedir :

1-Ortaklığın taşınmazın satılması ve bedelinin paylaştırılması suretiyle giderilmesi (Satış Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi)

2-Ortaklığın taşınmazın paydaşlar arasında aynen taksimi suretiyle giderilmesi (Aynen Taksim Yoluyla Ortaklığın Giderilmesi)

3-Ortaklığın taşınmazın kat mülkiyetine geçirilip bağımsız bölümlerin paylaştırılması suretiyle giderilmesi (Kat Mülkiyeti Kurulması Suretiyle Ortaklığın Giderilmesi)

Davacı olan mirasçılar veya paydaşlar, yalnızca bir yolu seçebileceği gibi terditli olarak da bu taleplerini sunabilir. Bu noktada ilgili yazılara ilişkin detaylı yazılarımızı okuyabilirsiniz.

Arsanın Bir Kısmının Ortaklığının Giderilmesi Mümkün Mü?

Uygulamada birçok kişi ortaklığın giderilmesi hususunda hatalı taleplerle mahkemelere başvuru yapmakta ve bu başvurular olumsuz sonuçlanabilmektedir. Ortaklığın giderilmesi davasında davacı taraf paylaşılmasını istediği taşınmazın tamamının paylaşıma dahil edilmesini istemelidir. Taşınmazın yarısının, çeyreğinin, belirli bir kısmının dava konusu yapılması mümkün değildir. Davayı açan mirasçı/paydaş, paylaşılmasını istediği taşınmaza veya taşınmazlara ilişkin bilgi ve talebi somut ve açık bir şekilde yapmalı ve paylaşımın da ne şekilde yapılmasını istediğini dava dilekçesine eklemelidir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 1996/6-350 Esas ve 1996/450 Karar numaralı ilamında bu hususa şu şekilde açıklık getirmiştir :

Taşınmazdaki bir kısım payın ortaklığının giderilmesi mümkün değildir. Gerek M.K.nın hükümleri gerekse Usul Hükümlerine göre ancak bir malın bütününün ortaklığın giderilmesi istenebilir. Bu itibarla davanın taşınmazın ortaklığının giderilmesi davası olarak kabul edilmesi zorunludur. Böyle olunca taraflar dışında kalan diğer tapu paydaşlarının davaya dahil edilmelerinin sağlanması ve böylece taraf teşekkülünün tamamlanması, taşınmazın tamamının taksiminin kabil olup olmadığının araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi icap eder. Bundan zühul olunarak taşınmazdaki bir kısım payının ortaklığının satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır…) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU KARARI :

Hukuk Genel Kurulu’nca İncelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:

Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı (BOZULMASINA), oyçokluğu ile karar verildi.