Ortaklığın giderilmesi davası yargılamasında en önemli usuli işlemlerden birisi keşiftir. Tahkikat aşamasına geçilmesi ile birlikte dava konusu taşınmazların değerlerinin belirlenmesi için Mahkemece keşif kararı verilerek belirlenen günde Bilirkişi heyeti ile keşif işlemi gerçekleştirilir. Bu yazımızda, izale-i şuyu yargılamalarında keşif işlemini değerlendirdik.

Bu yazı, ortaklığın giderilmesi davalarının sadece bir parçasıdır. Ana rehberimiz olan Ortaklığın Giderilmesi(İzale-i Şuyu) Davası yazımızda daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Ortaklığın Giderilmesi Davasında Taşınır ve Taşınmazların tespiti

İzale-i Şuyu davasında davacı taraf dava dilekçesinde hangi taşınır ve taşınmazlara ortak olarak sahip olunduğunu belirtir ve ortaklığın ne şekilde giderilmesi gerektiğini de bildirir. Davacı taraf taşınır taşınmazların aynen taksimini isteyebileceği gibi satılarak parasının paylaştırılmasını da isteyebilir. Bu noktada Sulh Hukuk Mahkemesi dava konusu olan taşınır ve taşınmazları tespit etmeli, bunların değerleri ve hukuki durumları için ilk etapta ilgili Tapu Müdürlüklerine müzekkere yazmalıdır. Bu noktada bu taleplerin sağlıklı bir şekilde iletilmesi ve yargılama süresinin kısaltılması davacı tarafın da sorumluluğunda olup davaya sağlıklı bir şekilde hazırlanılmalıdır.

Taşınır veya taşınmazların tespiti sonrasında bunların değerleri ve hukuki durumları tespit edilmelidir. Bu noktada yapılması gereken usuli işlem keşif’tir.

Keşif Yapılması Zorunluluğu

Ortaklığın giderilmesi için dava konusu taşınır ve taşınmazların değerleri, hukuki durumları ve talebe göre de aynen taksimin mümkün olup olmadığı tespit edilmelidir. Sulh Hukuk Mahkemesi ilgili taşınır ve taşınmazlarlar için keşif işlemi yapacaktır. İlgili Mahkeme, keşif günü verecek ve keşifle ilgili masrafların davacı tarafından yatırılmasını isteyecektir. Bu usuli işlemler sonrasında belirlenen günde Sulh Hukuk Hakiminin belirlediği Bilirkişi Heyeti ile keşif işlemi yapılır. Bu keşif işlemi neticesinde yetkili Bilirkişiler bir rapor tanzim ederek Mahkemeye sunar.

Keşif yapılmaksızın bir taşınır veya taşınmaz hakkında bilgi edinilmesi mümkün ise de sağlıklı değildir. Bu noktada keşif yapılmadan bir karar verilmesi isabetsiz olacaktır. Keşif yapılmaksızın karar verilmesi halinde bu bir bozma sebebidir. Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin bu yöndeki kararını sunarız :

Örnek Yargıtay Kararları

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi Kararı (2017/6014 E. – 2018/2050 K. )

Paydaşlığın (ortaklığın) giderilmesi davaları, paylı mülkiyet veya elbirliği mülkiyetine konu taşınır veya taşınmaz mallarda paydaşlar (ortaklar) arasında mevcut birlikte mülkiyet ilişkisini sona erdirip ferdi mülkiyete geçmeyi sağlayan, iki taraflı, tarafları için benzer sonuçlar doğuran davalardır.

Ortaklığın giderilmesi davaları taşınmazın aynına ilişkin olup mahkemece tapu kayıtlarının zemine uyup uymadığının denetlenmesi ve taşınmazların değerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Somut olayda; mahkemece, keşif yapılmadan ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği görülmüştür.

Mahkemece taşınmazda ki ortaklığın giderilmesi konusunda HMK’nın 288 vd. maddeleri uyarınca mahallinde keşif yapılarak rapor alınmalı ve sonucuna göre bir karar verilmelidir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

Yargıtay, 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/4041, K. 2019/647, T. 22.01.2019:

“Somut olaya gelince; dava konusu yapılan ve satışına karar verilen toplam 14 adet taşınmaza ilişkin olarak mahallinde keşif yapılmadan karar verildiği görülmüştür. Ortaklığın giderilmesi davaları taşınmazın aynına ilişkin olup mahkemece tapu kaydının zemine uyup uymadığının denetlenmesi ve taşınmazın değerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.”

Yargıtay, 14. Hukuk Dairesi, E. 2016/2224, K. 2016/6142, T. 23.05.2016:

“Ortaklığın giderilmesi davaları taşınmazın aynına ilişkin olup, mahkemece tapu kaydının zemine uyup uymadığının denetlenmesi ve taşınmazın değerinin belirlenmesi amacıyla mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.

Mahkemece, dava konusu diğer taşınmazlarda keşif yapılmış olmasına rağmen satışına karar verilen 424 ada 7 parsel sayılı taşınmaza ilişkin mahallinde keşif yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir”

Yargıtay, 14. Hukuk Dairesi, E. 2014/7823, K. 2014/11618, T. 23.10.2014:

“Somut olaya gelince; dava konusu yapılan ve satışına karar verilen 535 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak mahallinde keşif yapılmadan karar verildiği görülmüştür. Ortaklığın giderilmesi davaları taşınmazın aynına ilişkin olup mahkemece tapu kaydının zemine uyup uymadığının denetlenmesi ve taşınmazın değerinin belirlenmesi amacıyla mahalinde keşif yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir”

Görüldüğü üzere keşif yapılmaksızın ortaklığın giderilmesine karar verilmesi bozma sebebidir. Bu ve buna benzer yargıtay kararlarını buradan sorgulayabilirsiniz.