Babalık davası, evlilik dışında doğan çocuk ile biyolojik baba arasındaki soybağının mahkeme kararıyla kurulmasını sağlayan hukuki bir yoldur. Türk Medeni Kanunu’na göre çocuk ile baba arasındaki bağ; evlilik, tanıma veya hakim hükmü (babalık davası) ile kurulabilir.
2013 yılından bu yana sitemizde yer alan bu rehberi, Anayasa Mahkemesi’nin hak düşürücü sürelerle ilgili verdiği son kararlar ve güncel Yargıtay uygulamaları ışığında 2025 yılı itibarıyla yeniden düzenledik. İşte babalık davası hakkında bilmeniz gereken tüm detaylar.
Babalık Davasını Kimler Açabilir?
Babalık davasını açma hakkı, kanunen iki kişiye tanınmıştır:
- Ana: Çocuğun annesi, kendi adına babalık davası açabilir.
- Çocuk: Çocuk, kendi adına asaleten (veya küçükse kayyım aracılığıyla) babalık davası açabilir.
Dava, biyolojik babaya karşı, baba ölmüşse mirasçılarına karşı açılır.
Babalık Davasında Hak Düşürücü Süreler (Önemli Güncelleme)
Babalık davasında en çok merak edilen ve hukuki açıdan en çok değişikliğe uğrayan konu dava açma süreleridir.
- Ana İçin Süre: Annenin dava açma hakkı, çocuğun doğumundan itibaren 1 yıl geçmekle düşer.
- Çocuk İçin Süre: Daha önceki kanuni düzenlemelerde çocuk için de kısıtlayıcı süreler bulunmaktaydı. Ancak Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararları neticesinde, çocuğun babalık davası açma hakkını kısıtlayan süreler büyük ölçüde kaldırılmıştır. Çocuğun soybağını öğrenme hakkı, anayasal bir hak olarak üstün tutulmaktadır. Yine de her somut olayın özelliğine göre bir avukata danışarak sürenin tespiti hayati önem taşır.
Babalık Davasında İspat ve DNA Testi
Babalık davalarında en kesin ispat aracı DNA testidir. Mahkeme, Adli Tıp Kurumu veya tam teşekküllü bir hastaneden DNA incelemesi yapılmasını ister.
Baba DNA testinden kaçabilir mi? Hayır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre; davalı baba DNA testine rıza göstermez veya testten kaçınırsa, hakim bu durumu babalığın kabulü yönünde bir emare olarak değerlendirebilir ve babalığa hükmedebilir.
Babalık Davası ile Birlikte Talep Edilebilecek Haklar
Babalık davası açılırken veya dava süresince, sadece soybağının tespiti değil, mali haklar da talep edilebilir:
- Doğum Giderleri: Annenin doğum masrafları.
- Geçim Giderleri: Doğumdan önceki ve sonraki 6 haftalık geçim giderleri.
- Gebelik Masrafları: Gebelik ve doğumun gerektirdiği diğer masraflar.
- Nafaka: Çocuk için iştirak nafakası talep edilebilir. Soybağı kurulduğu andan itibaren baba, çocuğun bakım masraflarına katılmak zorundadır.
Önemli Ayrım: Babalık Davası mı, Soybağının Reddi Davası mı?
Hukuk pratiğinde vatandaşların en sık karıştırdığı iki kavram Babalık Davası ile Soybağının Reddi Davasıdır. Her iki dava da soybağı ile ilgili olsa da amaçları ve sonuçları tamamen zıttır. Hangi davayı açmanız gerektiğini şu basit ayrımla belirleyebilirsiniz:
- Babalık Davası: Çocuğun nüfusta hiçbir baba üzerine kayıtlı olmadığı durumlarda açılır. Amaç, biyolojik baba ile çocuk arasında hukuki bir bağ kurmaktır.
- Soybağının Reddi Davası: Çocuğun nüfusta zaten bir baba üzerine kayıtlı olduğu (genellikle evlilik birliği içinde doğduğu için kocanın nüfusuna kaydedildiği) durumlarda açılır. Amaç, mevcut hukuki bağı çürütmek ve kaldırmaktır.
Dikkat: Türk Medeni Kanunu’na göre, çocuk başka bir erkeğin nüfusunda kayıtlıyken (örneğin annenin resmi nikahlı eşi üzerine), biyolojik babaya karşı doğrudan babalık davası açılamaz. Böyle bir durumda izlenmesi gereken yol şudur:
- Öncelikle Soybağının Reddi Davası açılarak mevcut yanlış kayıt silinmelidir.
- Çocuğun baba hanesi boşaldıktan sonra, biyolojik babaya karşı Babalık Davası açılmalıdır.
Eğer sizin durumunuzda çocuk halihazırda bir başkasının nüfusuna kayıtlıysa, konuyla ilgili detaylı bilgi almak için Soybağının Reddi Davası ve Şartları başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Avukat Mehmet Emre Ulusoy’un Notu
“Babalık davaları, sadece hukuki bir prosedür değil, taraflar ve özellikle çocuk için ağır duygusal süreçleri barındıran davalardır. Geçmiş tecrübelerimizde görüyoruz ki; davanın en kritik noktası DNA testinin usulüne uygun yapılması ve hak düşürücü süre itirazlarının doğru yönetilmesidir.
Özellikle babanın vefat ettiği durumlarda ‘fethi kabir’ (mezarın açılması) işlemi gerekebileceğinden süreç daha hassas yürütülmelidir. Ayrıca davanın kazanılmasıyla birlikte çocuğun mirasçılık sıfatı da kazanacağı unutulmamalıdır. Bu nedenle sürecin başından sonuna kadar bir aile hukuku avukatı ile ilerlemek, hak kaybı yaşanmaması adına elzemdir.”

Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Babalık davası hangi mahkemede açılır?
Babalık davalarında görevli mahkeme Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, Aile Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise davacının veya davalının yerleşim yeri mahkemesidir.
2. Baba ölmüşse babalık davası açılabilir mi?
Evet, açılabilir. Baba vefat etmişse dava, babanın mirasçılarına (eşine, diğer çocuklarına, anne-babasına vb.) karşı yöneltilir. Gerekirse mezar açılarak (fethi kabir) doku örnekleri alınır ve DNA eşleşmesi yapılır.
3. Babalık davası ne kadar sürer?
Davanın süresi mahkemenin iş yoğunluğuna ve DNA testi sürecine göre değişmekle birlikte, ortalama 12 ila 18 ay arasında sonuçlanmaktadır.
4. Evli bir erkekten çocuğu olan kadın babalık davası açabilir mi?
Evet, açabilir. Biyolojik babanın evli olması, babalık davası açılmasına engel değildir. Ancak, çocuk evlilik birliği içinde doğmuş gibi nüfusta başka bir erkeğin üzerine kayıtlıysa (örneğin kadın evliyken hamile kaldıysa), önce “Soybağının Reddi Davası” ile mevcut kaydın silinmesi, ardından babalık davası açılması gerekir.
5. Babalık davasında gizlilik kararı alınabilir mi?
Tarafların talebi veya mahkemenin gerekli görmesi halinde, özel hayatın gizliliğini korumak amacıyla duruşmaların gizli yapılmasına karar verilebilir.
Türk Medeni Kanunu’na buradan ulaşabilirsiniz.
İstanbul ili Kadıköy İlçesinde yer alan ofisimize ulaşmak için :
merhaba
soybağının yeniden tesisi davalarında babanın adı soyadı bilinmesine rağmen mezar yeri bulunamıyorsa nasıl yol alınabilir? hayatta olan hala ve kuzen mevcut ama mezar yerini söylemiyorlar.
Merhaba,
Mezar yeri hususunda Belediyeler bir listeleme yapıyorlar, oradan sorgulayabilirsiniz. Bulamaz iseniz yargılamada Adli Tıptan görüş alarak aileden başka kişilerin DNA’sı alınarak dava çözüme ulaştırılabilir.