İş kazası meydana geldikten sonra kaza ilgili Kuruma bildirilir ve ilgili kurum tarafından yapılacak araştırma ile öncelikle kazanın iş kazası olup olmadığı tespit edilecek ve buna göre gerekli işlemler yapılacaktır. Meydana gelen kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası olmadığının tespit edilmesi veya kazanın ilgili hiç Kuruma bildirilmemesi veya meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun bilinmediği ve sonradan öğrenildiği hallerde kazayı geçiren işçi, iş kazasının tespiti davası açmalıdır.
İş Kazasının Tespiti Davası Hangi Hallerde Açılır ?
Bu davanın açılabilmesi için şu iki durumdan birinin gerçekleşmiş olması gerekir:
- Bildirim Yapılmamışsa: İşveren kazayı SGK’ya hiç bildirmemişse.
- Reddedilmişse: İşveren bildirmiş ancak SGK yaptığı inceleme sonucunda “Bu olay iş kazası değildir” kararı vermişse.
Önemli Not: Eğer SGK zaten olayı iş kazası olarak kabul etmişse, bu davayı açmakta hukuki yarar yoktur; doğrudan tazminat davası açılabilir.
İş kazasının SGK’ya Bildirilmemesi Halinde
Meydana gelen iş kazası için gerekli bildirimler yapılmaz ise Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarına bu durum hiç işlenmemiş olacak ve dolayısıyla işçiye bağlanması gereken ücretler bağlanmayacak ve haklar tahsis edilemeyecektir. Bu halde işçi, iş kazası avukatı aracılığıyla veya bizzat başvurarak iş kazası nedeniyle maddi tazminat ve manevi tazminat talebi ile İş Mahkemesi’ne dava açarsa, ilgili Mahkeme SGK’nın gerekli işlemleri yapmaması nedeniyle bu durumu bir ön mesele haline getirecektir.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin vermiş olduğu 2013/5626 Esas sayılı hüküm bu hususa şu şekilde çözüm öngörmüştür :
”Somut olayda iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediği anlaşılmaktadır. Kurumca sigortalıya gelir bağlanabilmesi için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğince olup olmadığının tespiti ön sorundur. İş kazasının tespiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Güvenlik Kurumunun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında kurum taraf değildir.
Yapılacak iş; davacıya iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunmak, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacıya Kuruma müracaat ederek sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi giderek iş kazası sigorta kolundan sürekli iş göremezlik geliri bağlanması için önel vermek ve çıkacak sonuca göre bir karar vermektedir.”
SGK tarafından Yapılan Soruşturmada Kazanın İş Kazası Olmadığının Tespiti Halinde
İş kazasının meydana gelmesi sonrasında işveren gerekli bildirimleri kolluğa ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na yapmalıdır. Bu bildirimler sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu, müfettişleri aracılığıyla meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığını denetleyecek ve bir karar verecektir. Verilen kararda meydana gelen kazanın iş kazası olmadığı kanaatine varılırsa buna dair evrak tanzim edilecek ve taraflara tebliğ edilecektir. Bu noktada işçi, iş kazası avukatı aracılığıyla veya bizzat dava açarak iş kazasının tespitini talep etmelidir. İş kazası sayılan hallerin neler olduğuna dair yazımızı okuyabilirsiniz : İş Kazası Sayılan Haller Nelerdir?
Meydana gelen iş kazasının bu esaslar çerçevesinde Kuruma bildirilmemesi halinde ise aşağıdaki prosedür uygulanmalı ve dava açılmalıdır.
Dava Bilgileri
Davacı
İş kazası Kuruma bildirilmeyen veya Kurum tarafından meydana gelen kazanın iş kazası kabul edilmemesi hallerinde kazanın mağduru işçi, iş kazasının tespiti davasında davacı konumundadır. İş kazası avukatı aracılığıyla veya bizzat açacağı dava ile meydana gelen kazanın iş kazası olarak tespitine karar verilmesini talep edecektir.
Davalı
İş kazasının tespiti için açılacak davalarda işveren ile Kurum birlikte davalı olarak gösterilmelidir. İş Mahkemesi tarafından verilecek hüküm hem işvereni hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’nu etkileyecek olup her iki taraf arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2009/12 Esas sayılı Kararı şu şekildedir :
”İş kazasının tespit istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dava bütün mecburi dava arkadaşlarına karşı değil de bunlardan birine veya bir kaçına karşı açılmış ise bu halde, dava sıfat yokluğundan reddedilemez. Mahkemenin, davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil etmesi için davacıya bir süre vermesi, davacı bu süre içinde davayı diğer mecburi dava arkadaşlarına da teşmil ederse davaya devam etmesi gerekir. Davanın teşmili müessesesi uygulamada ” dahili davalı ” olarak nitelendirmekte olup, davayı teşmil eden davacının bu işlem için ayrı bir başvuru harcı ödemesi gerekir. Gerekli harç ödenmez ise mahkeme davacının davanın teşmili talebini inceleme konusu yapılamaz ve davanın teşmil edildiği kişi ihbar olunan üçüncü kişi olarak kabul edilir.”
Görevli Mahkeme
Meydana gelen kazanın iş kazası olduğuna dair yapılacak taleplerde görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. Bu nedenle İş Mahkemesinde dava açılmalı ve görülmelidir. Aksi halde görevsizlik kararı verilecektir.
Trafik Kazası Niteliğindeki İş Kazalarında Görevli Mahkeme
Meydana gelen trafik kazaları kimi zaman iş kazası niteliğindedir. Şayet trafik kazası, iş kazası tanımında belirtildiği gibi ‘bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak iş yeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda, sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında meydana geliyor ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen engelli hale getiriyorsa meydana gelen trafik kazası, iş kazası olarak kabul edilecektir. Uygulamada trafik-iş kazası olarak adlandırılmakta olup bu husustaki detaylı yazımızı okuyabilirsiniz : Trafik İş Kazalarında İşverenin Sorumluluğu ve Tazminat
Yetkili Mahkeme
İş kazasının tespitine yönelik açılacak davalarda yetki genel kurallara göre belirlenecektir.
Zamanaşımı
İş kazasının tespitini isteyen kişi, bu talebini iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıl içerisinde ileri sürmek zorundadır. Bu sürenin aşılması sonrasında yapılacak talepler zamanaşımı nedeniyle reddedilecektir.
Yargılama Süresi
Her Mahkemenin yoğunluğu farklı olup iş kazasının tespiti davasında ortalama yargılama süresi 1 yıl – 1,5yıl arasındadır. Bu süreler değişiklik gösterebilir. Somut olayın net olması halinde dosyanın doğrudan bilirkişiye gönderilmesi talep edildiğinde bu süreler kısalabilir lakin tanık beyanlarının alınmasına ihtiyaç duyulursa yargılama süreci doğal olarak uzayacaktır.
Davanın İspatı ve Deliller
İşçi, kazanın iş saatinde veya işverenin otoritesi altındayken gerçekleştiğini ispatlamak zorundadır.
- Tanık beyanları (Olayı gören işçiler),
- Hastane kayıtları ve epikriz raporları (Hastane polisine verilen ifadeler),
- İş yeri kamera kayıtları,
- Tutanaklar ve polis raporları.
İş kazasının Meydana Gelmesi Halinde Yapılması Gerekenler
İş kazasının meydana gelmesi ile birlikte öncelikle işçinin sağlığı için gerekli işlemler ve eylemler yapılmalıdır. Meydana gelen iş kazası en geç iki gün içerisinde ilgili bölge müdürlüğüne bildirilir. Meydana gelen kaza derhal kolluk kuvvetlerine bildirilir. Yine kaza, Sosyal Güvenlik Kurumu ilgili birimine üç iş günü içerisinde bildirilmelidir. İş kazası meydana geldiğinde neler yapılmalıdır, ilgili yazımızı okuyabilirsiniz : İş Kazası Halinde Yapılması Gerekenler
İş sağlığı ve güvenliği kanununa buradan ulaşabilirsiniz.
İş Kazasının Tespiti Sonrasında Maddi Manevi Tazminat Davası
İş kazası olduğunun tespiti sonrasında ise iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılacaktır. İş kazası nedeniyle talep edilecek maddi ve manevi tazminata ilişkin detaylı yazımızı okuyabilirsiniz : İş Kazası Nedeniyle Maddi Tazminat ve Manevi Tazminat Davası

Avukat Mehmet Emre Ulusoy’un Notu
“Tazminat Davası Açmadan Önce Bu Davayı Bitirmek Zorunda Mıyım?”
“Müvekkillerim genellikle sürecin hızlı ilerlemesi için hemen tazminat davası açmak isterler. Ancak eğer kaza SGK kayıtlarında ‘iş kazası’ olarak geçmiyorsa, doğrudan açacağımız tazminat davasında hakim dosyayı durdurur. Mahkeme bize, ‘Gidin önce İş Kazasının Tespiti Davası açın, o dava kesinleşince gelin tazminatı hesaplayalım’ der.
Bu durum size yaklaşık 1.5 – 2 yıl zaman kaybettirir. Bu nedenle, eğer kaza bildirilmemişse, stratejik olarak önce Kuruma (SGK) başvurup olayın soruşturulmasını talep etmek, ret gelirse tespit davası açmak en sağlıklı yoldur. Acele etmek bazen süreci yavaşlatır.”
Sık Sorulan Sorular (SSS)
1. Sigortasız çalışıyordum, kaza geçirdim. Yine de tespit davası açabilir miyim?
Evet, kesinlikle açabilirsiniz. İşçinin sigortasız çalıştırılması işverenin suçudur. Mahkeme hem sigortasız çalıştığınız süreyi (Hizmet Tespiti) hem de olayın iş kazası olduğunu aynı anda tespit edebilir.
2. İş kazası tespiti davasında zamanaşımı süresi ne kadardır?
İş kazasının tespiti davalarında zamanaşımı süresi, kazanın gerçekleştiği tarihten itibaren 10 yıldır. Ancak hak kaybı yaşamamak ve delillerin (kamera kaydı, tanık hafızası) kaybolmaması için davanın vakit kaybetmeden açılması gerekir.
3. Davayı kazanırsam ne olur?
Mahkeme olayın “İş Kazası” olduğuna karar verirse; SGK size geçici iş göremezlik ödeneği (rapor parası) öder. Eğer maluliyetiniz (sakatlık) varsa sürekli iş göremezlik geliri (emekli maaşı gibi) bağlanır. Ayrıca bu kararla birlikte işverene karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkınız kesinleşir.
4. Kaza iş yerinde olmadı ama iş için dışarıdaydım, sayılır mı?
Evet. İşverenin verdiği bir görevle iş yeri dışında (örneğin bankaya giderken, malzeme almaya giderken) veya işverenin sağladığı servisle işe gidip gelirken yaşanan kazalar da iş kazası sayılır ve tespit davasına konu olabilir.