Boşanma davalarının en çekişmeli konularından biri, düğün sırasında eşlere takılan altın, para ve mücevher gibi ziynet eşyalarının kime ait olacağıdır. Toplumumuzda düğün takıları, sadece bir hediye değil, aynı zamanda çiftlerin ekonomik geleceği için bir güvence olarak görülür. Ancak evlilik birliği sona erdiğinde, bu değerlerin paylaşımı ciddi hukuki ihtilaflara yol açmaktadır.
Yakın zamana kadar yerleşik Yargıtay uygulaması, “kadına özgü” olsun veya olmasın, düğünde takılan tüm takıların (erkeğe takılanlar dahil) kadına bağışlanmış sayılacağı yönündeydi. Ancak Yargıtay, son dönemde verdiği kararlarla bu görüşünde köklü bir değişikliğe gitmiştir.
Yargıtay’ın Ziynet Eşyaları Konusundaki Yeni Yaklaşımı
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin güncel içtihatlarına göre, ziynet eşyalarının aidiyeti konusunda “kime takıldıysa ona aittir” ilkesi benimsenmeye başlanmıştır.
Bu yeni ayrıma göre genel kural şöyledir:
- Kadına Takılanlar: Düğün sırasında geline takılan tüm takılar (bilezik, kolye, çeyrek altın vb.) kadına aittir.
- Erkeğe Takılanlar: Damada takılan takılar ise kural olarak erkeğe aittir.
- Kadına Özgü Ziynetler İstisnası: Ancak, erkeğe takılmış olsa bile “kadına özgü” sayılan ziynet eşyaları (örneğin bilezik, gerdanlık, küpe gibi sadece kadının kullanabileceği takılar) yine kadına ait sayılmaya devam etmektedir.
(Not: Yargıtay’ın bu konudaki görüş değişikliği henüz çok yeni olduğundan ve her somut olayın özelliğine göre (örneğin yerel örf ve adetler, takı sandığına atılanlar vb.) farklılık gösterebileceğinden, konunun uzman bir avukatla değerlendirilmesi önemlidir.)
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2025/469 E. , 2025/2669 K. , 13.03.2025 tarihli kararının özeti : Ziynet eşyalarının iadesi davalarında Dairemiz içtihatlarında değişikliğe gidilmiştir. Dairemizin ilkesel nitelikteki yeni görüşüne göre; taraflar arasında ziynet eşyalarının paylaşımı konusunda anlaşma mevcut ise paylaşım bu anlaşmaya göre gerçekleştirilir. Anlaşma bulunmadığı takdirde yerel örf ve adetin varlığı iddia ve ispat edilirse bu kurala göre paylaşım gerçekleştirilir. Aksi takdirde erkeğe ve kadına takılan/verilen ekonomik değer taşıyan her şey kural olarak kendilerine aittir. Ne var ki takılar içinde karşı cinse özgü (kadına ya da erkeğe özgü) bir şey varsa o cinse vermiş sayılır.
Özgü olma konusunda çekişme varsa ve gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılmalıdır. Bilirkişi incelemesi sonucunda o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse o şey takılan/verilen eşe ait olur. Takı sandığı/torbasına konulan ekonomik değer taşıyan şeyin aidiyeti konusunda; konulan şey kadına ya da erkeğe özgü bir şey ise o cinse verilmiş sayılır, o şeyin her iki cinse özgü olduğu belirlenmişse ortak kabul edilmelidir.
Düğün Videosu ve Fotoğrafları: En Önemli Delil
Ziynet alacağı davalarında ispat yükü, takıların kendisinde olmadığını veya karşı tarafça alındığını iddia eden taraftadır. Bu noktada mahkemelerin başvurduğu en önemli delil düğün kasetleri ve fotoğraflarıdır.
Mahkemece atanan bilirkişiler, düğün görüntülerini saniye saniye inceleyerek;
- Geline ne kadar altın takıldığını,
- Damada ne kadar altın ve para takıldığını,
- Takıların kim tarafından (aileler mi, davetliler mi) takıldığını, tek tek tespit eder ve bir liste oluşturur.

Takıların Bozdurulmuş Olması Durumu
Çoğu evlilikte düğün takıları, evlilik birliği devam ederken bozdurularak araba alınması, ev peşinatı ödenmesi veya erkeğin borçlarının kapatılması gibi amaçlarla harcanmaktadır.
Hukuken kural şudur: Kadına ait olan ziynet eşyaları, kadının rızasıyla bozdurulmuş ve harcanmış olsa bile, kadın bunların geri verilmemek üzere verildiğini açıkça kabul etmedikçe, erkek bu takıları iade etmekle yükümlüdür. Yani, “altınları bozdurup evin borcunu ödedik” savunması, erkeği takıları iade borcundan kurtarmaz. Kadın, boşanma durumunda bu takıların bedelini talep edebilir.
Ziynet Alacağı Davasında Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı
- Görevli Mahkeme: Ziynet eşyası alacağı davaları, Aile Mahkemesi görev alanına girer. Boşanma davası ile birlikte açılabileceği gibi, boşanma davası bittikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilir.
- Zamanaşımı: Eğer boşanma davası kesinleşmişse, ziynet alacağı davası için zamanaşımı süresi 10 yıldır.
Hukuki Destek
Düğün takıları davası, teknik bilirkişi raporlarına ve Yargıtay’ın güncel ve değişen içtihatlarına dayanan hassas bir süreçtir. Hak kaybına uğramamak, takıların varlığını ve kime ait olduğunu doğru ispatlayabilmek için boşanma ve mal rejimi hukuku alanında uzman bir avukatla çalışmanız lehinize olacaktır.
Boşanma ile ilgili yazılarımızı okuyabilirsiniz : – Anlaşmalı Boşanma Davası , – Çekişmeli Boşanma Davası
Yargıtay karar arama sayfasına buradan ulaşabilirsiniz.