Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır ?

By | 20 Kasım 2013

Anlaşmalı boşanma davası, ülkemizde son yıllarda oldukça başvurulan bir dava halini almıştır. Nitekim boşanma sayısının artması ve eşlerin anlaşarak boşanma istekleri doğrultusunda bu davayı açmaları neticesinde Aile Mahkemeleri bu tür davaları daha sık görmektedir. Anlaşmalı boşanma davasına yönelik şartlar ve dava süreci ile ilgili detaylı bilgiler için öncelikle anlaşmalı boşanma davası makalemizi okumanızı tavsiye etmekteyiz. Burada ise sizlere anlaşmalı boşanma davasında dikkat edilmesi gereken hususları izah edecek, dava sürecinde karşılaşılacak hukuki sorunları aktaracağız. Öncelikli olarak anlaşmalı boşanma davası açılabilmesi için gereken şartları sıralamak istiyoruz. Buna göre;

  • Eşler arasındaki evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalı
  • Eşler anlaşmalı boşanmak için birlikte başvuru yapmalı
  • Eşler, hakim tarafından bizzat dinlenmeli
  • Eşler, boşanma arzularını içerir anlaşmalı boşanma protokolü düzenlemeli.

Yukarıda sayılan şartların sağlanması halinde Aile Mahkemesi eşlerin anlaşmalı olarak boşanmalarına karar verecektir. Bu şartların sağlanamaması halinde anlaşmalı boşanma davası reddedilecektir. Yukarıda sayılan ilk üç şarta yönelik detaylı açıklamalarımızı aşağıda bulabilirsiniz. Anlaşmalı boşanma protokolüne ilişkin açıklamalarımız için anlaşmalı boşanma protokolü yazımızı okuyunuz.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Süre Şartı

Türk Medeni Kanununun 166/II maddesi gereği anlaşmalı boşanmaya karar verilebilmesi için aranan ilk şart evlilik birliğinin en az bir yıl sürmüş olmasıdır. Madde metninde evlilik birliğinin saygınlığının korunması nedeniyle 1 yıllık bir asgari süre öngörülmüş olup bu sürenin eşler için yeterli bir süre olduğu öngörülmüştür. Bu süreçte eşlerin fiili olarak birlikte yaşamaları şart değildir. Belirlenmiş olan bu süre tamamen usül bakımından önem taşımaktadır. Eşler bu süre içerisinde fiili olarak birlikte yaşamasalar veya hiçbir zaman bir araya gelmeseler dahi bu durumun hiçbir önemi yoktur.

Evlilik birliğinin anlaşmalı boşanma ile sonlandırılabilmesi için tarafların en az 1 yıl boyunca evli kalmaları gerekmektedir.Bu sürenin dolmamasına rağmen talepte bulunulduğu takdirde, anlaşmalı boşanma talebi aile mahkemesi tarafından reddedilmelidir. 1 yıllık sürenin dolmamasına rağmen açılmış bir anlaşmalı boşanma davası söz konusu ise taleple birlikte mevcut dava, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı olarak devam etmeli ve bu yönde yargılama yapılmalıdır.

Evlilik birliğinde 1 yıllık sürenin tayini önem taşımaktadır. Bu sürenin tayini evlilik birliğinin kurulmasıyla davanın açılış tarihi arasındaki geçen süre hesaplanarak bulunacaktır. Evlilik birliği tarafların nikah memuru ve şahitler huzurunda evlenme iradelerini beyan etmeleriyle kurulacaktır. Bu tarihten davanın açılış tarihine kadar geçen sürenin 1 yılı aşmış olması yeterli olacaktır.

Tüm bu nedenlerden ötürü anlaşmalı boşanma davası açılacağı zaman davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddedilmesi adına, taraflar evlilik birliğinin kurulmasından bu yana 1 yıllık sürenin geçmiş olduğunu netleştirmeli ve davalarını buna göre açmalıdırlar. Aksi takdirde dava şartı eksikliği nedeniyle dava reddedilecektir.

Anlaşmalı Boşanma Davasında Eşlerin Hakim Tarafından Bizzat Dinlenmesi

Anlaşmalı boşanmada hakim tarafları bizzat dinlemeli, tarafların anlaşmalı boşanmaya yönelik iradelerini tespit etmeli ve buna göre karar vermelidir. Bu husus davanın şartlarından olup kamu düzenine ilişkindir. Hakim, tarafları dinleyerek, tarafların boşanma konusunda serbestçe karar verip vermediklerini irdeleyecektir. Nitekim burada hakim, eşlerden birinin bu kararı baskı altında verip vermediğini irdelemektedir.

Anlaşmalı boşanma davasının taraflarca açılması veya bir tarafın dava sürecinde davayı kabul etmesi hallerinde de hakim, tarafları bizzat dinlemekle yükümlüdür. Tarafların dinlenmesi işlemi duruşma esnasında olabileceği gibi duruşma dışı da gerçekleştirilebilir. Bu halde bu husus kayıtlara geçirilmelidir.

Anlaşmalı boşanma davasında eşlerden birinin ikametgahı dolayısıyla mahkeme tarafından dinlenememesi halinde, bu işlem istinabe yoluyla gerçekleştirilemez. Yine aynı durumda davaya katılamayan eşin davayı kabule yönelik beyanı da herhangi bir değer taşımayacaktır. Aynı şekilde dava sürecinde avukatın anlaşmalı boşanma davasında dinlenmesi de bir değer taşımayacaktır. Kanunun bu konudaki hükmü emredici nitelikte olup tarafların bizzat hakim tarafından dinlenmesi gerekmektedir.

Hakim, taraflardan birinin serbest iradesiyle karar vermediğini düşünür ve buna ilişkin emarelere rastlarsa her türlü araştırmayı yapabilecektir. Bunun için eşleri ayrı ayrı dinleyebilecektir. Dinleme işlemi duruşma esnasında gerçekleştirilecekse, diğer eşin duruşma salonundan çıkarılmasına karar verebilir. Yine tarafların boşanma iradelerinde tereddüde düşen hakim, eşleri birden fazla dinleyebilecektir.

Anlaşmalı Boşanmada Eşlerin Birlikte Başvurusu

Anlaşmalı boşanma davasında, eşler mahkemeye birlikte başvurmalı veya tek başına başvuran davacının talebinin, yargılama sürecinde diğer eş tarafından kabul edilmesi gerekmektedir. Önceliklik olarak birlikte başvuruyu değerlendirmek yerinde olacaktır. Taraflar ortak bir dilekçe ile Aile Mahkemelerine başvurabileceklerdir. Ortak dilekçe taraflarca düzenlenebileceği gibi tarafların vekillerince de düzenlenebilir. Bu halde her ne kadar davalı ve davacı sıfatının birleşeceği düşünülse de hukuki açıdan bir sakınca söz konusu değildir. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesi de vermiş olduğu bir kararında dilekçenin eşler tarafından birlikte kaleme alınabileceğini belirtmiş ve bu halde her iki eşin de anlaşmalı boşanma davasında taraf olduğunu belirtmiştir.

Anlaşmalı boşanma davasında ; dilekçenin sadece eşlerden birisi tarafından imza altına alınması da mümkün olup davanın reddini gerektirmeyecektir. Mühim olan imzası olmayan eşin dava sürecinde yazılı veya duruşma esnasında sözlü olarak kabul beyanıdır. Kabul beyanı neticesinde hakim tarafların iradelerini ön planda tutarak anlaşmalı boşanmaya karar verecek ve hüküm kuracaktır.

Evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılmamış olan bir boşanma davası söz konusu ise karşı tarafın kabul beyanıyla birlikte mevcut dava, anlaşmalı boşanma niteliği taşımayacaktır. Yargıtay’ın uygulamaları bu yönde olup yalnızca evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebiyle açılmış boşanma davası söz konusu ise, karşı tarafın kabulüyle birlikte dava anlaşmalı boşanma davasına dönüşebilecektir. Örnek vermek gerekirse ; pek kötü davranış, zina vb. sebeplerle açılmış bir boşanma davasında, davalı eşin davayı kabul etmesi mevcut davayı anlaşmalı boşanma davasında dönüştürmeyecektir. Böyle bir durumda tek yol ıslah ile davanın anlaşmalı boşanma davasına dönüştürülmesidir. Aksi halde davalı tarafından verilmiş kabul beyanıyla, davacının tüm talepleri kabul edilmiş olacaktır.

Tarafların anlaşmalı boşanmada hakim huzuruna çıkarak anlaşmalı boşanmayı talep ettiklerini beyan etmeleri, bu hususu kabul etmeleri gerekmektedir. Bu kabul beyanı açık olup hiçbir kuşkuya yer bırakmamalıdır. Nitekim hakim tarafların boşanma iradelerini açıkça görmeli ve buna göre karar vermelidir.

Türkiye’de anlaşmalı boşanma kurumu eşler tarafından kötüniyetli olarak kullanılmaktadır. Nitekim ülkemizde eşler, dul maaşı veya yetim aylığına hak kazanabilmek için evliliklerini sonlandırmakta ve bunun için anlaşmalı boşanma kurumu tercih edilmektedir. Anlaşmalı boşanma davasının bu saikle açılmış olması hallerinde ve hakimin bu saike ulaşması durumunda dahi anlaşmalı boşanma gerçekleşecektir. Hakimin tarafların iradelerindeki esas amacı araştırma gibi bir yükümlülüğü olmayıp araştırması gereken tek husus tarafların boşanmaya yönelik iradelerini baskı sonucu verip vermemeleri hususudur. Her ne kadar anlaşmalı boşanma kurumu bu şekilde kötüniyetli olarak kullanılsa da kanunun buna yönelik herhangi bir yaptırımı olmayıp yaptırımın olması halinde dahi söz konusu davanın konusunu oluşturmayacaktır.

Incoming search terms:

  • anlaşmalı boşanma
  • anlaşmalı boşanmada dikkat edilecek hususlar

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir