Boşanma süreci eşler için zorlu olsa da, bu sürecin en hassas noktası şüphesiz müşterek çocukların durumudur. Türk Medeni Kanunu’na göre velayet, sadece bir hak değil, aynı zamanda çocuğun geleceği için bir sorumluluktur. Mahkemeler, velayet kararını verirken ebeveynlerin isteklerinden ziyade, hukukumuzun temel taşı olan “Çocuğun Üstün Yararı” ilkesini gözetir.
Peki, hakim velayeti kime vereceğine nasıl karar verir? Annenin çalışmıyor olması veya babanın maddi durumunun çok iyi olması sonucu değiştirir mi? Bu yazımızda velayet davalarındaki kritik kriterleri, uzman pedagog görüşlerinin etkisini ve sıkça sorulan soruları sizler için derledik.
Boşanmada Velayet Kime Bırakılır? Kriterler Nelerdir?
Hakim, velayet düzenlemesini yaparken çocuğun bedensel, zihinsel ve ahlaki gelişimini en iyi kimin sağlayacağına bakar. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre öne çıkan kriterler şunlardır:
1. Çocuğun Yaşı (Anne Şefkatine Muhtaçlık)
Özellikle 0-3 ve 3-6 yaş grubundaki çocukların anne bakımına ve şefkatine mutlak derecede muhtaç olduğu kabul edilir. Annenin yaşam tarzı veya maddi durumu çocuğun sağlığını ciddi şekilde tehdit etmedikçe, bu yaş grubunda velayet genellikle anneye verilir.
2. Kardeşlerin Ayrılmaması İlkesi
Pedagojik açıdan, boşanma travması yaşayan çocukların bir de kardeşlerinden ayrılması istenmez. Mahkemeler zorunlu bir sebep olmadıkça kardeşlerin velayetini aynı ebeveyne vermeyi tercih eder.
3. Çocuğun İsteği (İdrak Çağı)
Çocuk idrak çağındaysa (genellikle 8 yaş ve üzeri, Yargıtay uygulamalarında bazen 12 yaş sınırı dikkate alınır), mahkeme bizzat çocuğa kiminle kalmak istediğini sorar. Çocuğun beyanı, karar verilirken önemli bir delildir.
4. Maddi Durum Tek Başına Belirleyici Değildir
Toplumdaki yaygın inanışın aksine, babanın maddi durumunun çok iyi, annenin ise kötü olması velayetin babaya verileceği anlamına gelmez. Maddi eksiklikler “İştirak Nafakası” ile giderilebilir. Asıl olan manevi bakım gücüdür.

Ortak Velayet Nedir? Türkiye’de Uygulanıyor mu?
Eskiden Türk hukukunda velayet mutlaka bir tarafa verilirdi. Ancak Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve güncel Yargıtay kararları ışığında, artık “Ortak Velayet” mümkündür. Ebeveynlerin anlaşması ve çocuğun yararının bulunması halinde, hakim her iki ebeveynin de velayet hakkına sahip olmasına karar verebilir.
Avukat Mehmet Emre Ulusoy’un Notu
Mahkeme süreci boyunca ebeveynlerin birbirini çocuk üzerinden cezalandırmaya çalışması (çocuğu göstermemek, diğer ebeveyni kötülemek), pedagog raporlarına olumsuz yansır ve velayeti almanızı zorlaştırabilir. Mahkeme heyeti ve uzmanlar, hangi ebeveynin çocuğun diğer ebeveynle ilişki kurmasını desteklediğine (ebeveyn yabancılaştırması yapıp yapmadığına) çok dikkat eder. Haklılığınızı ispatlarken çocuğun psikolojisini korumak, davanın seyri açısından en stratejik adımdır.”
“Boşanma davalarında müvekkillerime her zaman hatırlattığım en önemli husus şudur: Çocuk, eşinizle aranızdaki savaşın bir aracı değildir.
Sık Sorulan Sorular (SSS)
Bu bölümde, ofisimize en sık yöneltilen soruları ve kısa cevaplarını bulabilirsiniz.
Eşimin beni aldatmış olması (zina), velayeti almama engel mi?
Hayır, doğrudan engel değildir. Aldatma (zina), eşler arasındaki kusur durumunu ve tazminatı etkiler. Ancak aldatan eş, çocuğun bakımını ihmal etmiyor ve ona zarar vermiyorsa, velayeti alabilir. Velayette “eş” sıfatı değil, “ebeveyn” sıfatı yargılanır.
Çalışmıyorum, gelirim yok. Çocuğumun velayetini alabilir miyim?
Evet, alabilirsiniz. Mahkeme, çalışmayan ebeveyne velayeti verdiğinde, diğer ebeveynin çocuğun giderleri için “iştirak nafakası” ödemesine hükmeder. Gelirinizin olmaması velayeti kaybetme sebebi değildir.
Çocuğum 10 yaşında, mahkemede fikri sorulur mu?
Evet. Türkiye’nin taraf olduğu Çocuk Hakları Sözleşmesi gereği, kendini ifade edebilecek olgunluğa erişmiş (idrak çağındaki) çocukların görüşü alınmalı ve uzman (pedagog) raporuyla desteklenmelidir.
Velayet kararı sonradan değiştirilebilir mi?
Evet. Velayet kararları “kesin hüküm” teşkil etmez. Şartların değişmesi (örneğin velayet sahibi ebeveynin çocuğu ihmal etmesi, yeniden evlenip çocuğa kötü davranılması vb.) durumunda “Velayetin Değiştirilmesi Davası” açılabilir.
Velayeti alan taraf çocuğu bana göstermezse ne yapabilirim?
Mahkeme, velayeti vermediği taraf ile çocuk arasında “Kişisel İlişki” kurulmasına hükmeder. Eğer karşı taraf bu karara uymaz ve çocuğu göstermezse, icra kanalıyla veya “Çocuk Teslimi”ne dair yeni yasal düzenlemeler çerçevesinde hukuki yollara başvurulabilir.
Dede ve babaanne ile anneannenin torunları ile görüştürülmemesi halinde açılacak dava hakkındaki yazımızı okuyabilirsiniz : Torun ile Kişisel İlişki Davası Nedir?
Türk Medeni Kanunu’na buradan ulaşabilirsiniz.
Merhaba, benim kızım 7 yaşında, babasıyla çekişmeli boşanmaktan son anda anlaşmalıya döndük, mahkeme 14 gunde bir hafta sonları olmak üzere babasına görüş verdi, ancak kızımız korkarak mı yoksa gercekten mi bilemiyorum, 3 gun sende 3 gun babamda kalıcam ben ikinizde de kalmak istiyorum dedi, eski eşim önceden cocuguna karşı da cok ilgisizdi, işten gelince yüzüne dahi bakmazdı, şimdi yapamadıklarımı yapıcam diyor, ben kızımı ailem de destek oluyor ona özel oda yaptım, özel okula gonderiyorum, ama baba tarafı zaten bu imkanları saglayabilecek durumda degil. bu durumda velayet etkilenir mi?
Merhaba,
Çocuğunuzun babası fiili durumun gerçeğe dönüşmesini talep edip kişisel görüş günlerinin değiştirilmesini isteyebilir. Bu noktada mühim olan çocuğunuzun bu isteğini rıza ile mi gerçekleştirdiğinin tespitidir. Bunun için de psikolog vb. kişilerden profesyonel bir destek almanız daha faydalı olabilir.