Miras hukuku, bir kişinin vefatı (muris) sonrasında mal varlığının kimlere ve ne oranda kalacağını düzenleyen, Türk Medeni Kanunu’nun en detaylı konularından biridir. Vefat eden kişinin ardında bıraktığı mal varlığının (tereke) paylaşımı, çoğu zaman aile bireyleri arasında karmaşıklığa ve anlaşmazlıklara yol açabilmektedir. Bu yazımızda, yasal mirasçıların kimler olduğu, zümre sistemi ve miras paylarının nasıl hesaplandığına dair temel bilgileri sizler için derledik.
Yasal Mirasçılar Kimlerdir?
Türk hukuk sisteminde mirasçılık iki şekilde doğar: Yasal Mirasçılık ve Atanmış Mirasçılık. Eğer ölen kişi sağlığında bir vasiyetname düzenlememişse, miras paylaşımı kanunun belirlediği “Yasal Mirasçılar” arasında yapılır.
Yasal mirasçılar şunlardır:
- Kan hısımları (Çocuklar, torunlar, anne-baba, kardeşler vb.)
- Sağ kalan eş
- Evlatlık
- Devlet (Mirasçı bırakmadan ölenler için)
Derece (Zümre) Sistemi Nedir?
Miras hukukumuzda “Zümre Sistemi” adı verilen bir dereceleme mevcuttur. Bir önceki zümrede mirasçı varken, bir sonraki zümre miras alamaz.
- Birinci Zümre (Altsoy): Murisin çocukları, torunları ve torun çocuklarını kapsar. Murisin çocukları hayattaysa miras onlara kalır.
- İkinci Zümre (Ana-Baba): Murisin altsoyu yoksa, miras ana ve babasına kalır. Ana-baba hayatta değilse onların altsoyu (kardeşler) mirasçı olur.
- Üçüncü Zümre (Büyükanne-Büyükbaba): İlk iki zümrede kimse yoksa miras büyükanne ve büyükbabaya, onlar hayatta değilse dayı, amca, hala ve teyzeye kalır.
Sağ Kalan Eşin Miras Payı Ne Kadardır?
Sağ kalan eş, zümre sisteminin bir parçası değildir; ancak hangi zümre ile birlikte mirasçı olduğuna göre alacağı pay oranı değişir. Türk Medeni Kanunu’na göre sağ kalan eşin miras payları şöyledir:
- Eş + Çocuklar (1. Zümre) ile birlikte mirasçı olursa: Eş mirasın 1/4’ünü (çeyrek) alır. Kalan 3/4 çocuklara eşit paylaştırılır.
- Eş + Ana-Baba (2. Zümre) ile birlikte mirasçı olursa: Eş mirasın 1/2’sini (yarım) alır. Kalan 1/2 ana ve baba (veya kardeşler) arasında paylaştırılır.
- Eş + Büyükanne-Büyükbaba (3. Zümre) ile birlikte mirasçı olursa: Eş mirasın 3/4’ünü alır. Kalan 1/4 büyükanne ve büyükbabaya (veya onların çocuklarına) kalır.
- Eşin tek başına mirasçı olması: Eğer ölen kişinin 1., 2. ve 3. zümrede hiç mirasçısı yoksa, mirasın tamamı (4/4) sağ kalan eşe kalır.
Örnek Miras Paylaşımı Hesaplamaları
Konunun daha iyi anlaşılması için birkaç senaryo üzerinden gidelim:
Senaryo 1: Ahmet Bey vefat etmiştir. Geride eşi Ayşe Hanım ve 2 çocuğu kalmıştır.
- Eş (Ayşe Hanım): Mirasın 1/4’ünü alır.
- Çocuklar: Kalan 3/4’ü iki çocuk arasında eşit paylaşır (Her çocuk 3/8 oranında pay alır).
Senaryo 2: Mehmet Bey vefat etmiştir. Çocuğu yoktur. Geride eşi ve anne-babası kalmıştır.
- Eş: Mirasın 1/2’sini alır.
- Anne: Kalan payın yarısını (mirasın 1/4’ünü) alır.
- Baba: Kalan payın diğer yarısını (mirasın 1/4’ünü) alır.
Saklı Pay Nedir?
Miras bırakan kişi, vasiyetname ile mal varlığını dilediği gibi dağıtmak isteyebilir. Ancak kanun koyucu, yakın akrabaların haklarını korumak adına “Saklı Pay” kavramını getirmiştir. Saklı pay, miras bırakanın vasiyetname ile dahi başkasına devredemeyeceği, mirasçının dokunulmaz hakkıdır.
Saklı pay oranları:
- Altsoy (Çocuklar) için: Yasal miras payının yarısı (1/2).
- Ana ve Baba için: Yasal miras payının dörtte biri (1/4).
- Sağ Kalan Eş için: Duruma göre yasal miras payının tamamı veya 3/4’ü.
Mirasçının saklı payına tecavüz edilmesi durumunda, “Tenkis Davası” açılarak hakkın geri alınması mümkündür. Tenkis davasına ilişkin yazımızı okuyabilirsiniz : Tenkis Davası
Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S.)
Miras hukuku, her ailenin yapısına göre farklılık gösterebilen detaylara sahiptir. İşte miras paylaşımı ve yasal mirasçılıkla ilgili en çok merak edilen sorular ve yanıtları:
1. Sağ kalan eşin miras payı her zaman aynı mıdır?
Hayır, sağ kalan eşin miras payı sabit değildir; eşin kimlerle birlikte mirasçı olduğuna (hangi zümre ile miras paylaştığına) göre değişir:
- Eş ve Çocuklar (1. Zümre): Eğer vefat eden kişinin çocukları veya torunları varsa, sağ kalan eş mirasın 1/4’ünü alır. Kalan 3/4 çocuklara paylaştırılır.
- Eş ve Anne-Baba/Kardeşler (2. Zümre): Vefat edenin çocuğu yoksa, eş mirasın 1/2’sini (yarısını) alır. Diğer yarısı anne, baba veya kardeşlere kalır.
- Eş ve Büyükanne-Büyükbaba (3. Zümre): Vefat edenin ne çocuğu ne de anne-babası/kardeşi varsa, eş mirasın 3/4’ünü alır.
- Tek Başına: Eğer ölenin hiçbir zümreden akrabası yoksa, mirasın tamamı sağ kalan eşe kalır.
2. Üvey çocuklar miras alabilir mi?
Hayır, Türk Medeni Kanunu’na göre yasal mirasçılık “kan bağına” veya “resmi evlatlık ilişkisine” dayanır. Üvey çocukların, üvey anne veya babalarıyla kan bağı olmadığı için onlardan yasal mirasçı sıfatıyla pay alamazlar. Ancak, vefat eden kişi sağlığında bir vasiyetname düzenleyerek üvey çocuğuna miras bırakabilir.
3. Evlatlık alınan kişi ile öz çocuk arasında miras farkı var mıdır?
Hayır, yoktur. Türk hukukunda evlatlık, tıpkı öz çocuk gibi 1. zümre mirasçısıdır. Miras payı öz çocuklarla eşittir. Ayrıca evlatlık, kendi biyolojik ailesinden de miras alma hakkını kaybetmez; ancak evlat edinen aile, evlatlığın biyolojik ailesine mirasçı olamaz.
4. İmam nikahlı eş veya birlikte yaşayan partner mirasçı olabilir mi?
Hayır. Yasal mirasçılık statüsü için “resmi nikah” şarttır. Dini nikahlı eşler veya uzun süre birlikte yaşayan partnerler, vefat eden kişinin yasal mirasçısı sayılmazlar ve terekeden pay alamazlar.
5. Boşanma davası devam ederken eşlerden biri vefat ederse ne olur?
Normal şartlarda boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşler birbirinin mirasçısıdır. Ancak, boşanma davası devam ederken eşlerden biri ölürse ve ölenin mirasçıları davaya devam ederek sağ kalan eşin “kusurlu” olduğunu ispatlarsa, sağ kalan eş mirasçılık sıfatını kaybeder.
6. Kardeşler her durumda miras alır mı?
Hayır. Kardeşlerin mirasçı olabilmesi için ölen kişinin altsoyunun (çocuklarının veya torunlarının) bulunmaması gerekir. Eğer ölen kişinin çocuğu varsa, kardeşler ve anne-baba miras alamaz; miras sadece eş ve çocuklar arasında paylaşılır.
7. Miras sadece mal varlığını mı kapsar, borçlar da miras kalır mı?
Evet, miras bir bütündür (kül halindeki intikal). Vefat eden kişinin evi, arabası, parası miras kaldığı gibi; banka kredileri, şahsi borçları ve vergi borçları da mirasçılara geçer. Mirasçılar bu borçlardan şahsi mal varlıklarıyla da sorumlu olurlar.
8. Mirasın borca batık olması durumunda ne yapılabilir?
Eğer vefat eden kişinin borçları mal varlığından fazlaysa, mirasçılar “Reddi Miras” (mirasın reddi) hakkını kullanabilirler. Bu işlem, ölüm tarihinden itibaren 3 ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesi’ne başvurarak yapılmalıdır. Mirası reddeden kişi, ne mal varlığından pay alır ne de borçlardan sorumlu olur.
Avukat Mehmet Emre Ulusoy’un Notu
Miras paylaşımında en sık karşılaştığımız yanılgı, sağ kalan eşin payının her durumda sabit (örneğin her zaman 1/4) olduğunun sanılmasıdır. Oysa Türk Medeni Kanunu’nun zümre sistemine göre eşin miras payı değişkenlik gösterir; çocuklarla mirasçı olduğunda farklı, çocuk yokken anne-baba ile mirasçı olduğunda farklıdır. Ayrıca, yasal mirasçılık belgesi (veraset ilamı) alınmadan aile içinde yapılan şifahi paylaşımlar hukuken geçersizdir ve ileride tapu iptal davalarına yol açabilir. Mirasbırakanın vefatı sonrası ilk iş olarak noterden veya Sulh Hukuk Mahkemesi’nden veraset ilamının alınması, sürecin sağlıklı yürümesi için şarttır.
Mirasın kazanılması ve Reddi Miras ile ilgili yazımıza buradan ulaşabilirsiniz.
Türk Medeni Kanunu’na ve diğer kanunlara buradan ulaşabilirsiniz.